adsense

Stefan Zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stefan Zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2022 Cumartesi

Karmaşık Duygular

Bir süre yine aralarında bir sessizlik hüküm sürdü; bunun nedeni beceriksizlik değil, aksine incelikli bir eğitim almış insanların bayağı bir sohbetin başlamasından duydukları o belirsiz korkuydu.

"Uzun zamandır farkında değildim.Ancak kısa bir süredir biliyorum.Ben - sizi özlüyorum."
"Ben yaşama yapışan  biriyim, sevdiği şeylere istek duyan biriyim alt tarafı.Bütün erkekler nasılsa bende öyleyim, bir kadını sevdiğimde onu sadece onurlandırmıyorum...arzuluyorum da..."

Erkeğin şehveti, kızın tatlı aşkını ve kutsal heyecanını katletmişti...

Oysa erkeklerin şehveti kadınlarınki gibi değildir, onlarda başlangıcından beri, ilk olgunlaşma deneyiminden de önce şehvet kor gibi yanar, fakat bazı kızlara ancak binbir kılıkta ve görünümde gelir.Şehvet kızlara bazen coşkunluk olarak, bazen mutlu bir düş, bazen kibirlilik ve estetik haz olarak sokulur, fakat sonunda öyle bir an gelir ki bütün maskelerini indirir ve ardında gizlendiği örtüleri yırtıp atar.

Tam olarak itiraf edilmeden yaşanmış bir gençlik aşkının tatlı, hafif havası, insanın aslında bir daha görmeyi, bir daha yaşamayı arzulamasına rağmen uyanırken küçümseyerek dudak büktüğü bir düş gibi, bütün o sarhoş edici tatlılığıyla içlerinde uyanmıştı.Sadece arzulayan ama talep etmeye cesaret edemeyen, sadece vaat eden ama vermeyen bir yarım kalmışlığın güzel düşü.

...bir an gözlerinizi kapattığınızda yatağınızın yanı başına geliveren o güzel hayallerle baş başa kalmak ne hoş olur.Belki de aşkın en güzel, en dingin anları bu insanı kendinden geçiren solgun düşlerdedir.

Kader her zaman, bir insanın bedenine dıştan dokunmadan çok önce zihninde de, bedeninde de, içten içe yönetimi ele almış olur.Kendinde olup biteni fark etmek demek, artık kendini savunmaya geçmek demektir ve çoğunlukla boşa giden bir çabadır bu.

...ama kendisi tek bir soru sormadı, sessizce purosunu içip durdu, bazen kuru yanıtlar verdi, bazen soruları, söylenenleri duymazlıktan geldi: Sanki gözleri açık uyuyordu, sonra zorlukla yerinden kalkarak odasına gitti....artık diğer insanların onun için var olmadığı anlaşılıyordu.

...bir dili önce en yüce güzelliğiyle, gençliğinin en güçlü haliyle ve coşkusunun en taşkın seviyesinde görmelisiniz.Dili önce şairlerden, onu yaratan ve tamamlayanlardan dinlemelisiniz...

...kendi coşkusunun patlaması için bizim coşkumuza, kendi taşkınlığı için bizim açıklığımıza, heyecandan gençleşmek için bizim gençliğimize ihtiyacı vardı.

"Sadece ciddiyet değil, delikanlı, öncelikle tutku gerekli...insan her şeye içten gelen bir duyguyla, her zaman ama her zaman tutkuyla yaklaşmalı"

Stefan Zweig

17 Haziran 2017 Cumartesi

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Sen, bir anlamda ikili kişiliği olan bir insandın, hem sıcakkanlı,hayatı hafife alan, hem de aynı zamanda sanatında acımasız bir ciddiyet sergileyen, görev bilinci taşıyan, son derece okumuş ve bilgili bir adamdın.

Sadece yalnızlık çeken çocuklar tutkularını bütünüyle,dağılmaksızın koruyabilirler.

İnsanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç birşey yoktur.

Sen, yani bedenimle ait olduğum tek insan olan sen, beni sevmiyordun, o yüzden bedenime ne olacağı artık umurumda değildi.

...gördüm ki, tutkun bir sevgili ile para karşılığı satın alınabilen bir kadın arasında ayrım yapmıyor ve sen kendi tutkuna hiç düşünmeksizin adayabiliyorsun

Sen: "Ama yolculuklardan geri dönülür"
Ben"Evet, geri dönülür ama o zaman zaten artık unutulmuştur"

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Satranç

Büyük bir yazarın en zayıf yeri hassasiyetleridir; kendi acıları ve kaderine, başkalarının acılarına ve hayatın çoğu kez tahammül edilemez hoyratlığına karşı hassasiyetleri.Büyük yazarlar güçlerini bu zayıflıklarından alırlar.Acıları dev aynasında büyüten hassasiyetleriyle eserlerinde büyütürler.

'Saplantılı insanlar, tek bir fikre takılıp kalmış her türlü insan, hayatım boyunca beni cezbetmiştir.Çünkü biri kendini ne kadar sınırlamışsa, öte yandan sonsuzluğa o kadar yakındır.Böyle durumlarda, sözümuna bu dünyadan kopuk olanlar, kendi özel dünyalarını inşa eder'

'..insanoğlunun keşfettiği bütün oyunlar arasında, rastlantıların her türlü baskısına meydan okuyan ve onun galibiyet getirilerini sadece ruhsal veya tam tersine belli bir zihinsel yetenek şeklinde paylaştıran tek oyun.'

'Yeryüzünde hiç birşey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar baskı yaratmaz. Hiçbirimizi tam bir boşluğa, hava sızdırmaz şekilde dış dünyaya kapalı bir odaya kilitlemek suretiyle en sonunda dudaklarımızı çözecek olan baskı,dayak ve soğuk yüzünden dışarıdan değil, içeriden oluşturulacaktı'

'..sorgular en azından bir saat sonra biterken, düşünceler yalnızlığın hain işkencesinden dolayı hiç bitmiyordu.'

'...satrancın ruhsal enerjiyi dar sınırlı bir alana atarak en ağır düşünce yükünde bile beyni gevşetmeyip, tam tersine kıvraklığını ve direncini artırma gibi harika bir avantajı vardı.'

'Satranç tahtası üzerinde blöflere ve gizli manevralara karşı, savunma yaparken farkında olmadan kusursuzlaşmıştım; o noktadan sonra sorgulamalar esnasında daha fazla açık vermedim.'

'Satrancın çekiciliği temelde stratejisinin iki farklı beyinden farklı şekillerde gelişmesine bağlıdır.'

'Korkunç durumum nedeniyle çevremdeki acımasız hiçliğin beni boğmamasını sağlayabilmek için siyah ve beyaz "ben" e bölünmek zorunda kaldım'

Stefan Zweig