adsense

Jose Saramago etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jose Saramago etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2025 Perşembe

Ölüm bir Varmış bir Yokmuş

Kilise sonsuza uzanan cevaplar vermeye o kadar alışıktır ki...

Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen dünyadan silinip gitmemişlerdir.

Jose Saramago

4 Aralık 2021 Cumartesi

Görmek

Hükümet...bize doğru dürüst bir sansürün güneş gibi olduğunu, herkes için doğduğunu söyledi, bizim için yeni birşey değil bu...günahkarların bedelini daima doğrular öder.

...insanın yalan söylemeye muktedir tek hayvan olduğu evrensel olarak bilinmektedir, şurası açıktır ki, kimi zaman korkudan kimi zaman ise çıkardan yalan söyleseler de, yine kimi zaman da hakikatı savunmanın elinin altındaki tek yolunun bu olduğunu vaktinde anladıkları için yalan söylerler.

Tanımadığınız birine ağlamaktan daha saygın bir şey olamaz.

...belki,sonuçta, insanlar sadece sözlerden yorulmuştur.

...bir hata işliyoruz, işliyoruz mu dediniz, Evet işliyoruz, çünkü eğer biri yanılır diğeri düzeltmezse hata iki tarafındır.

...gözün görmediğini yürek hissetmez,bilmeyen kişi görmeyen biri gibidir.

Doğarız ve o an sanki ömür boyu sürecek bir pakt imzalamış gibiyizdir, fakat o gün gelir, Bunu benim adıma kim imzaladı, diye sorarız.

...vatanımızı bir körler ülkesi haline getiren dört yıl önceki korkunç salgından kurtulan tek kişi olan malum kadın...yeni körlüğün sorumlusu kabul edildi.

31 Ekim 2020 Cumartesi

Körlük

Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan fark et.

...vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serdi.
...bu insanların kendilerinin seçmediği bir otoriteye boyun eğeceklerini, üstelik, sözünü dinledikleri, otoritesini ve koyduğu kuralları kabul ettikleri halde, karşılığında kendilerine hiçbir şey vermeyecek birine boyun eğeceklerini düşünmek, bahsi baştan kaybetmek demektir.

...bir salgında suçlu aranmaz, herkes kurbandır.

Alevi en parlak olan mum yolu aydınlatan mumdur

Herkesin bildiği gibi, kötülük, daima en kolay yapılan şeydir.

...korku insanın gözünü kör eder.

Bense, kötü yürekliliğin ve kötülüğün sınırı olabileceğine güvenmiyorum.

En büyük kötülüklerin bile, içinde o kötülüğe sabırla katlanmamıza yetecek kadar iyilik barındırdığı sonucuna kaçınılmaz olarak bir kez daha varacağız...

Yarını dert etmeyen, peşin ödeyenin her zaman kötü hizmet aldığını unutan körlerin çoğu her koğuşta huzurlu bir uyku çekiyordu.

İlk taleplerini söylemeye geldiklerinde onlara direnmeliydik, yapamadık, korktuk, korku her zaman iyi bir akıl hocası değildir.

Hayattaki herşey gibi, zamana zaman tanırsanız her şeyi çözümler.

...bizim yaşattığımız ve bizi bu halimizle yaşatan duygular gözlerimizden doğmuştur, gözlerimiz olmasaydı duygularımız bambaşka olurdu...duygularımız ne kadar farklı olurdu, bilemeyiz ki...

Bir örgüt, bedenimiz de örgütlü bir sistemdir, örgütlü kaldığı sürece hayatta kalıyor, ölüm ise örgütsüzlüğün sonucundan başka birşey değil... örgütlenmek yeter, örgütlenmek bir bakıma görmeye başlamak demektir...

Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek, çok eskiden beri insanlığın alışkanlığıdır.

Biz şimdiden yarı ölüyüz dedi doktor, Hayır yarı canlıyız diye karşılık verdi karısı.

...fikir değiştirmenin en kolay yolu sağlam bir umuda bel bağlamaktır.Onun böyle bir umudu var artık, umalım ki böyle sürsün...

Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.

Jose Saramago

17 Eylül 2020 Perşembe

Kopyalanmış Adam


çocuk tekerlemesi...piti,piti, karamela sepeti,terazi lastik, cimnastik, biz size geldil, bitlendik.

...acil durumlar kişileri yakınlaştırır.

...irade meseleleri bu kadar basit değildir, basit olan kararsızlıktır, belirsizliktir, çözümsüzlüktür.

Salyangoz kendine dokunan parmağı reddetmez, kabuğuna çekinmekle yetinir, onun reddetme şekli de öyledir.

İnsan dikkat etmezse hayat hızla kendini tekrarlamaya başlar, tekdüzeleşir...

...beynimizin büyük kısmını işgal eden gelenek, alışkanlık ve göreneğin muazzam ağırlığı, geriye kalan kısmından çıkabilecek parlak ve yaratıcı fikirlerin üzerine çöker, bu ağırlık arada bir işe yarasa ve serbest kalmaları durumunda bizi yoldan çıkaracak abartılı hayallere gem vursa da, bizi, farkında olmaksızın ışığın geldiği yöne dönen bitkiler gibi, irademizin bilinçsizce yönlendirdiği yana ittikleri de bir gerçektir.

Titrek bir tını...doğru kılığına girmiş sözler insanın ağzından çıkıp da yalanlar içerde saklandığında duyulan ses...

Kaos, çözülmesi gereken bir düzendir.

...bir savaşı kazanabilmek için bazen onu kaybetmek gerektiğini düşünüyor...

eskiden sokaklarda başıboş yetişen çocuklara kopil denirdi...

...kopya olan ben ortaya cıkmamış olsam, sizin asıl olmakla böyle övünmeniz mümkün olmayacaktı.

Ses süzgeçleri...sözcükler bu süzgeçlerden geçince üstte hep bir tortu kalır, insanlar iletişim kurmayı istedikleri konuların özünü bilebilmek için bu tortuyu özenle incelemelidir.

...bazen mutluluğun neden bu kadar geciktiğini, neden daha erken gelmediğini merak ederiz, fakat mutluluk, şimdi olduğu gibi, aniden, ümitler kesildiğinde ortaya çıktığında ne yapacağımızı bilemeyiz ve kahkahalarla gözyaşları arasında bir seçim yapmanın ötesinde, içimiz nasıl karşılayacağımızı bilemediğimiz gizemli bir kaygıyla dolar.

...insanlar iyi kalpli varlıklar olsalardı şeytan diye bir şey var olamazdı bile.

İnsanlar hep, olayları zamana bırakmak lazım derler, ama asıl mesele, yeterli zamanımızın olup olmadığıdır.

İnsanın ancak kendisinden nefret ediyorsa başkasından da nefret edebileceği söylenir, fakat herhalde nefretlerin en fenası başkasıyla eşit olmayı kaldıramayanın duyduğu nefrettir...

İşlenen suçlar benzerse, suçu işleyen kişiler de benzerdir.

Jose SARAMAGO

6 Ekim 2017 Cuma

Çatıdaki Pencere

"Ölmek, var olmuş olmak ve artık olmamaktır" derdi Saramago

Böyle sisli bir sabah, görüşü engellemeyen ama kenti gizemle ve hayallerle sarıp sarmalayan uçarı bir sis. Isaura tüm bunların tadını çıkarıyordu...

"İyi insanlar mıdır?"
"Kimileri öyle, kimileri değil, her yerdeki gibi..."

"...İnsanların sürdürdükleri talihsiz hayatın ötesinde büyük bir ideal, büyük bir umut var.Her birimizin yaşamını bu idealin, bu umudun yönlendirmesi gerektiğini öğrendim.Böyle düşünmeyen insanlar varsa, doğmadan önce öldükleri içindir."

"Evet, zaman değişti, ama insanlar aynı..."

"...Onun durumunda biriktirilen altın değil, yaşam tarzının sağladığı tek fayda olan daha fazla deneyimdi.Deneyim de, tıpkı yerinden kımıldatılmayan altın gibi, kullanılmayınca yarasızdı kuşkusuz:Üretmiyordu, sonuç getirmiyordu, faydasızdı."

"Bağlanmak istemiyordu çünkü bağlanmak, içinde yaşadığı faydasız yaşamı itiraf etmek anlamına gelecekti."

"Yaşam her saat yararlı olmalıydı, kendini oraya buraya yansıtmalıydı.Yaşama tanık olmak hiçbir anlama gelmiyordu.Yaşama tanık olmak ölmekti....İnsanın orada ya da burada olması değildi önemli olan, yaşamın kendini yansıtmasıydı, bir hayvan gibi akışa kapılmak olmamalıydı, suyun çeşmeden akması gibi bilinçsiz olmamalıydı.Ama nasıl kendini yansıtmak? Nereye doğru yansıtmak?..."

"Görüyorum.Sadece sözcükler yüksek sesle söylendikleri zaman utanıyorsunuz.Düşünülmeleri utandırmıyor."

"İnsanlar arasındaki sevgisizliğin sorumlularını nasıl sevebilirim ki."

"Sevgi zayıfların söylemi, nefret güçlülerin ruhudur."

Jose Saramago

17 Şubat 2017 Cuma

Ölümlü Nesneler

"İnsan çevresindeki koşullar tarafından biçimlendiriliyorsa bu koşulların insanca biçimlendirilmesi gereklidir." K.Marx ve F. Engels

"Mücadele etmeden teslim olsak, hemencecik pes etsek yaşamanın ne anlamı kalır ki?"

"İki tarafın anlattıklarına kulak verip suya sabuna dokunmadan tarafsız kalmaktan kolay bir şey yoktur şu dünyada, çünkü bu sayede zinanın âlâsını işleyip vicdanımızı temiz tuttuğumuzu iddia edebiliriz."

"Fakat hayatta  bazı şeyleri anlamak, hele de insan yaşlanınca epey kolaylaşırdı."

"Eşyalar olarak başka seçeneğimiz kalmamıştı.Bir daha insanlar,asla eşya yerine konmayacak"

1 Şubat 2017 Çarşamba

Yitik Adanın Öyküsü

"...ama büyük anlar büyük sözler gerektirir."

"...sözcükler öyle güvenilmezdi ki bazı insanların bildiklerini düşündükleri şeyle diğerlerinin bilmediklerini düşündükleri şeyler arasında per fark yoktu."

"diğerleri uzaktan bakmışlardı...,televizyonlarının,duyguların bile küçültülüp sunulduğu o mucizeler avlusunun önünde otururken."

"ne çok kez kendimizi olduğumuz gibi gösterdik,oysa hiç uğraşmasak da olurdu, fark edecek kimse yoktu."

"tavuklarınızı yumurtadan çıkmadan saymayın"

"bir yolculuk ancak onu tamamlarsanız anlamlıdır ve şimdi henüz biz yarısındayız, ya da belki daha en başındayız, kim bilir, dünyadaki yolculuğumuz sona ermeden size anlamını söyleyemem."

"Sebeplerle silahlanmış bu gençlerin, doğrudan eylemi seçmeyecekleri, zekalarının yatıştırıcı etkisinin baskın çıkacağı tartışılabilir mi."

"...bir şeyi gerçekten istediğimizde, bilge bedenimiz bize acır, içinde arzularımızın tatminini taklit eder, düş görmenin anlamı budur."

"Eksik bir parça yoktu, güç kesintisi yoktu, ama motorun içlerinde bir yerde bir şey hasar görmüş ya da bozulmuştu, ya da giderek yıpranmıştı, bu insanlara olur, makinelere de olur, günün birinde beden, hiçbir uyarıda bulunmaksızın, Hayır, der, ya da ruh,ya da can,ya da istenç, ve hiçbir şey onu tekrar harekete geçiremez."

"..çubukların teker teker daha kolay kırıldıkları herkesin bildiği bir gerçektir."

"...hepimiz dünyayı sahip olduğumuz gözlerle görürüz ve gözler de görmeyi seçtikleri şeyleri görürler, gözler dünyadaki çeşitliliği ve onun mucizelerini yaratır...yalnızca bir illüzyon olsalar da."

"...bu dünyadaki en büyük güçtür, felaketlerden korkmazlar, çünkü yeni aşklar doğaları gereği felaketlerin en büyüğüdür, ani bir şimşek, haz dolu bir teslimiyet, huzursuzluk veren bir kafa karışıklığı."

"...gittiğim yere de bu anı da götürebilseydim başka bir şey istemezdim, yalnızca bir anı, konuştuğum şu anı değil, ondan öncekini ve ondan öncekini, şimdi neredeyse kayboldu, onu yaşarken kavrayamadım ve artık çok geç."

"Yolculuklar birbirini takip eder ve tıpkı nesiller gibi birikir, geçmişte olduğunuz torun ve gelecekte olacağınız dede arasında nasıl bir baba olacaksınız acaba.Bu yüzden her yolculuk, ne kadar faydasız olursa olsun gereklidir."

"...insan her gün yeniden doğar, bir önceki günü mü yaşayacağına yoksa yepyeni bir başlangıç mı yapacağına sadece kendisi karar verir."

"Farklı görüşler var, ki görüşler, bilmemiz gerektiği gibi, yalnızca tercihlerden doğar, herhangi bir görüşün aslında bir tercihin mantığa oturtulmuş ifadesi olduğunu bile söyleyebiliriz."

"...ve ben bir odun parçasıyla bu yük arabasını yakacağım, bir düşü yakar gibi..."

"...cevabı zaten biliyorsanız sorularınız sahtedir."