adsense

Cengiz Bektaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cengiz Bektaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2022 Cumartesi

Türk Evi


Usta iyiden iyiye tanırmış işvereni...

"Üsküdar'a gider iken"...en sonunda soruyor halk bilimcisi hanım: "Bu ezgi kimin?"
Türk evi, Bulgaristan evi, Yunanistan evi, Arnavutluk evi, Makedon evi vb sözlerini de anlatmıyor mu bize bu öykü?

Eski Türk evi dendiğinde...Boğaziçinde Anadoluhisarında Amcazade Yalısı (1697)

İklime, güneşe göre çözüm...Evler genelde gün doğuşuna bakarlar...

Bu evlerin en önemli özelliklerinden birisi, tasarlanmalarının içten dışa başlaması...Bir başka deyişle önce işlev çözümleniyor.

orta halli evin kesiti:
1.yer katı:hizmetliler katı.
2.kışlık katı
3.yazlık katı

Yağış almayan bölgelerde varsa taş, o da yoksa toprak (kerpiç) yapı yöntemi kullanılmış.

Taş işçiliği bir ustalık onurudur.

Çok yağış alan kimi ormanlık bölgelerde ahşap yığma yöntemi uygulanmıştır.

...Çakıltaşı ancak öteki taşlar arasında, onlarla birlikte oluşmuyor mu?
İnsan da böyle işte...İnsan, öteki insanlarla, onlarla birlikte insan olur.

...kent, çeşitlilik, çoğulculuk demektir.

Kapının büyüklüğü, sahibinin yüreğinin büyüklüğünü gösterdiğine inanılır.

Türk evi genelde iki katlıdır...Yer katı hizmetler katıdır..bu yer katının üzerinde bir kışlık kat vardır.Ana kat bir üst katdır.

Bu katta, birbirlerine geçişi olmayan odaları, önlerindeki "hayat" bağlar.Hayat, Türk evi planında en önemli özelliktir...uygun koşullarda en az bir yanıyla bahçeye açıktır.

Pencere, dışarıda nereyi görmek istiyorsanız orayı görmek üzere açılmıştır.Dıştan görülmek istemediğiniz yerde açılmaz.

Odalardan en büyüğü başodadır. Başoda, evin sahibinin, babanın, annenin odası, evidir...Konuklar da bu odada kabul edilir.

Cengiz Bektaş

1 Kasım 2021 Pazartesi

Her Şey Bir İnsanı Sevmekle Başlar


Annem pişirdiği yemekten bir sahana koyup, üzerini kapatıp, bana uzatmıştı:
"-kokusu gitmiştir.Canları çeker...Bunu komşuya götür.Annenin selamı var de"...böyle yetişmiştik küçük Anadolu kentinde

-Babam yanlış yapmışsa bundan bana ne?Bütün yaşamımda suçu taşımak zorunda mıyım?
-İyi de...Unutmamak gerekir onları...Yoksa gene olurlar...

Kepirtepe Köy Enstitüsü...kepir'in anlamı çorak, verimsiz toprak demek...Islandığınızda ayağınızdan çarığınızı alan...İşte öyle bir tepede tuğlaları bile kendileri yaparak, köy çocukları yapılar yükselttiler.

Gerçek kültür varlığımız insanımızdır oysa...İçimizde, aramızda yetişen insanımız...

Sait Faik bana, genç yaşımda, bakmanın görmek olmadığını öğretti...

Mimarın işi "tasarım" tasarlamak...Mimarlıkta tasarım, tam bir kültür alt yapısı ister...Tasarım ne kendi geçmişinizden ne de başka bir ülkeden kopya olabilir...Gerçek mimarlık tasarımı kültür birikiminin bilincindedir.

Mimar, yaptığıyla yalnızca bir yapıcı değil, bir kültür aktarıcısıdır.

İşte yola çıktınız bile!
Muazzez Ilmiye Çığ'ın önünüzde yürüyüp açtığı bir yola...Sizi daha çok yaş almaya, daha gençleşmeye götürücek yola...

Bilim var olanı saptar, oysa sanat yaratmaktır...
Daha önce var olmayanı var etmektir...
Sanat önce sezinler sonra da var eder...
Bütün yoktan var edenleri, bana göre, sanatçı sayabiliriz...
Var etmek bir tasarım işidir.
Tasarlamak geleceğe ilişkin bir uğraştır.

Geri kalmış ülkelerde dev aynaları çok olur.

"Sanat eseri bir şahsiyetin ifadesidir.Halbuki hayran adamın şahsiyeti yoktur.Kendine dönmeyenin eseri başkalarınındır..." Bedri Rahmi Eyüboğlu

Tüm yaşam tasarımlara bağlıdır...
Tasarlama eylemi gelecek için yapılır.
Tasarlamak geleceği düşünmek demektir.

Cengiz Bektaş

2 Mayıs 2021 Pazar

Anadolu'lu İnsan Olmak

"İnsanın dünyası kültür dünyasıdır.İnsan içinde yaşayacağı bu çevreyi kendi yaratır.Yarattığı çevre onu etkiler, biçimlendirir, yeniden yaratır...İnsan çevreyi, çevre insanı yaratır.Çevresi için bir şey yapmayan insan, kendisi için de bir şey yapmıyor demektir."

Kültürsüzlük mimarlığın en büyük engelidir.

...Almanya'daki, İngiltere'deki, Danimarka'daki bir yapıya öykünerek Türk çocuklarının eğitileceği bir yapı yapılamaz, yapılmamalıdır.Önce demokrat, düşüncesinde özgür, soru soran, çağdaş, kendi coğrafyasını, geçmişini bilen,insan sever...bizim koşullarımıza göre, yönteminin bilimsel araştırması gerçekleştirilmeli, eleştirisi yapılmalı.Sonra bizim koşullarımızın mimarlığı yaratılmalı.

Umudum, yaratmanın ne olduğunu başkalarından daha iyi bilenlerin, çocukları yaratmada rahat bırakmaları...

Çocukluğunuzu hiç unutmayın, hiç bırakmayın...Bağımsızca düşünün, düşündüğünüzü bağımsızca ortaya koyun.

Temelinden girişmezsek neyi çözebileceğimizi sanacağız bakalım...

Daha yarım yüzyıl öncesine dek, tarımın, insanın kendi besinin üretmesinin Anadolu'da başladığı bilinmiyordu...İnsanın kendisi, doğasını tanıma istencinin bilincine vardıkça geleceğe inancınız artacak.

Kirli havada temiz soluk alabilmek çok zor.

Her şeyi kendi sırtınızdan öğrenmeyin.Paylaşın eksikleri, artıkları...

Kültürel altyapısı olmayan ya da yarım yamalak kişinin yapacağı her şey yarım yamalak olacaktır.

Bütün Köy Enstitüleri, aydınlatma özekleri olan yeni çözümlere kavuşturulmalı...Öyle değil mi?

Konuşma iş yap!...Yitirecek saatin bile yok.Hele günün, ayın, yılın hele hiç...

Hele sekiz dokuz yaşlarındaki kızları da torbalanmış görmek kişiye denizin serinliğini bile unutturuyor.Kendi çocuğuna ahlaksızlık gözüyle bakabilmek nasıl bir duygu ki?

Bu bildiri nasıl başlıyordu biliyor musunuz?
Bin yıllık kültür tarihimiz...
Binlerce yıllık değil, bin yıllık!
Geri kalanını kime bırakıyorlardı ki?

Elbette hep uyanık olmak gerekiyor, görebilmek gerekiyor...
Yürekli vatandaş olamadınız mı birileri sizi sıraya sokmağa kalkışıyor.

Orhan Pamuk'u kutluyorum...onların en çok önemsedikleri ödülle düzeyini batılılara da onaylatmıştır...Bu işin içinde politika varsa da bu onların düzeyini gösterir, bizimkini değil!

...kendi umutsuzluğunu karşısındakine bulaştırmak...Türkiye'ye gerçek anlamda kötülük etmek.
Kim o ağıt yakan kim
O umarsız olan
Umut doluyum
Tastamam anadoluyum

Hıristiyan Yahudi'ye okkalı bir tokat atmış.yahudi ne oluyor derken, Hıristiyan açıklamış:
-Siz İsa'yı öldürmüşsünüz!
-Yahu deli misin? O iki bin yıl önceydi...
-Bilmem, ben yeni duydum.

Mimarlık, olanakları en iyi değerlendirip, en iyi, en ekonomik yolda kullanarak, insancıl yaşam ortamları yaratmaktır.Tek ölçeği vardır, her anlamda: İnsan...

..yazı Mezopotamya'da bulunmuş, günümüzden 6000 yıl önce..oradan da 2000 yıl sonra Anadolu'ya geçmiş...Anadolu'dan bugun bizim Yunanistan dediğimiz Hellenistan'a 1200 yıl sonra geçmiş...Troya'da savaşanların karşıdan gelenleri abc'siz iken, Anadolu'yu savunanlar yazıyı biliyorlardı demek ki...

Dilin düzeyi düşünceyle, düşüncenin düzeyi dille anlaşılır.Anlaşıldığı ölçüde anlatabiliyor demektir dil.

Kendimizi değiştirmediğimiz gün yaşanmış bir gün değildir.

CENGİZ BEKTAŞ

21 Kasım 2015 Cumartesi

Anlamıyorlarsa Anlatamıyorsun

'İnsanın dünyası kültür dünyasıdır.İnsan içinde yaşayacağı bu çevreyi kendi yaratır.Yarattığı çevre onu etkiler, biçimlendirir, yeniden yaratır.İnsan çevreyi,çevre insanı yaratır.Çevresi için birşey yapmayan insan, kendisi içinde birşey yapmıyor demektir.'

'Devrim, savsaklamaya, tembelliğe gelmez! Geçmişte takılıp kalmamak zorunlu...Kendini devrimci sananların, ayrımını varmadan topluma köstek olabileceklerini görerek ileriye yürümek gerekiyor.Hep bilgilenmek, hep uyanık olmak gerekiyor...
"Su uyur, düşman uyumaz" demişler ya...'

Mimar: "Halk bizi anlamıyor."
Amerikalı mimar:"Anlamıyorsa anlatamıyorsun demektir."

'Vatandaşını yersiz yurtsuz,çatısız, korunmasız bırakamaz devlet olan devlet...'

'Yaşama biçimine uymayan bir yere soktunuz mu insanı, her yer orasına burasına çarpıyor.Tinsel bunalıma düşüyor...'

'Kimi kentler müzik biriktirir, kimi kentler müze, kimi gökdelenler, kimi gecekondular,kimi para, kimi alışveriş, kimileri çöplükler...
Herkes biriktirdiğiyle değerlidir...
Kişilerde, kentler de...'

'Kentinin değerini bilmeyene insan denir mi?'

'Dil ile düşünce koşuttur.Birinin ilerlemesi ötekinin geride kalması düşünülemez.'

'Köy Enstitüleri Mustafa Kemal'ın 'Kültür Devrim'inin temel kurumlarından biri, en özgünü, en başarılısı..
İlk buradan başladılar kara yürekliler yıkıma...Yurdunu seven, yurdu için, insanı için, bütün insanlık için çalışan her kişiye dedikleri gibi komunist dediler.Oysa elbette halkçı olucaklardı halkın kınamasından sakınanlar, o güzel insanlar.'

'Kişi nereden geldiğini,şimdi nerede olduğunu hiç unutmamalı...Unutanlara dirençle karşı koyabilmek için...'

'...öğrenim,eğitim,sağlık, kültür edinme,kültür üretme donanımı, kendi kendini yönetebilme, düşünce özgürlüğü demektir kent.Ancak böyle bir ortamda insan olunur.'

'Akdeniz evleri birbirinin güneşini kesmezinsanı hem rakıdır, uzodur,araktır, pernodur, şaraptır.Kırgınlıklarımızı Akdeniz'in yeline veriveririz.Çabuk unuturuz...Herşeye karşın, sevdiğimiz yağmurlu hava gibi, hep umutluyuzdur.Umutsuz olamayız.'

'Kimiler kavgacı olmazsa her yerdeki değişim Bodrum'daki, Antalyadaki gibi olucak...Değişim bu mu?..'

'Ulus'tu, din'di bütün kutsallıklarını kullanıyorlar sömürecekleri yerin...Ayırmak istedikleri parçadaki iç sömürgenleri de kullanıyorlar elbette.'

'İnsan önce coğrafyasını seçmeyi bilmeli...Bunun için geçmişi bileceksiniz...'

'Bugun sanatla ilişki kurabilmiş bir mühendisin, daha iyi bir mühendis olduğu bütün dünya üniversiterinde biliniyor.'

Cengiz Bektaş