adsense

1 Nisan 2017 Cumartesi

Karamazov Kardeşler

"Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur." (İncil, Yuhanna'dan)

Cennet dedikleri şey varsa bile, kendini bilen bir adam için senin o cennetine gitmek yakışık almaz.

Kimi zaman insanda hayvanca bir zalimlik olduğundan dem vurulur, ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu.Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz, böylesine ustalıklı, sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece.

Alyoşa merakla, bunları ne diye söylüyorsun ağabey?
Ivan:
-Düşünüyorum da, şeytan yoksa, o zaman onu insan icat etmiştir; hem de kendi benzeri olarak inşa etmiştir.
-Tıpkı Tanrı gibi, değil mi?

İnsanların içinde taşıdıkları kendi günahlarından başka herkes ve herşey için de sorumlu oldukları inancınız doğrudur.

Zaten kurtuluş, kurtarıcının ölümünden sonra gelir.İnsanlar peygamberleri kabul etmez, onları öldürür, ama acı çekerek ölenleri severler, yok ettiklerini kutsallaştırırlar.Sen de toplum için çalışıyorsun, yaptıkların yarın içindir.Hiçbir zaman ödül arama.Bu dünyada en büyük ödülü almışsın zaten:Yalnız doğru insanlara nasip olan manevi sevinç...

Bence cehennem, sevememekten doğan acıdır.

"Yalnız yaşamak değil, alçakça ölmek de mümkün değil...Hayır baylar, ölüm bile şerefli olmalı!"

...Gerçekle yaşmaktansa hayal kurmalı.Hayal içinizi açar.Gerçek hayat sıkıcıdır.

"Çünkü hepimiz birbirimize karşı suçluyuz...Nasıl olsa birisinin hepsi adına gitmesi gerekiyor ya.Babamı öldürmedim ama gitmeliyim.Kabullendim!"

"...Öte yandan vicdan sorunu; bu, acı çekmekten kaçtığım anlamına gelir...İyi, hoş, ama yeraltı kasidemizi nerede okuyacağız? Neymiş sanki Amerika, Amerikada boş şey."

Eleştiri bölümü olmayan dergi, dergi değil ki.Eleştiri olmadı mı, yalnız övgü olur.Fakat hayatta sadece övgü yetmez.Onların şüphe potasından geçmesi, olgunlaşması ve buna benzer şeyler gerekli.

"...hayat aslında acı demektir.Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi."

"...Ama bunların yanı başında sanığın ruhuna başkaldıran, zihnini çekiçleyen, kalbine zehir akıtan birşey daha var, bu onun vidanı sayın juri üyeleri, çektirdiği korkunç azaplar.Fakat tabanca herşeyi paklayacak, tabanca tek çıkar yol, başkası da yok!Ama bilmem ki Karamazov, orada ne olacağını hiç aklına getiriyor muydu?Hem Karamazov'Un böyle Hamlet'çe orada ne olacağını düşünmesi mümkün mü?Hayır, sayın juri üyeleri, başkalarında Hamlet'ler, bizde henüz Karamazov'lar var, o kadar!"

"İnsan parayla her yerde insandır."

"Merhamet, iyilik duygusu, ancak temiz bir vicdanın ürünleri olabilir."

"Kudret ne kadar büyükse, bunun kullanılması o derecede sorumluluk yükler."

"Sadece hayat veren değil değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir."

"Sanığa en acı, en korkunç cezayı vererek ruhunu sonsuzluğa kazandırmak ister misiniz? Merhametinizle ezin onu."

"Bir suçsuzu cezalandırmaktansa on suçluyu affetmek daha iyi"

"Öyleyse gerçek uğruna kahraman olmuş Dmitri Karamazov.
...Evet, keşke bir gün ben de kendimi gerçek uğruna feda edebilsem!"

Dostoyevski

17 Şubat 2017 Cuma

Ölümlü Nesneler

"İnsan çevresindeki koşullar tarafından biçimlendiriliyorsa bu koşulların insanca biçimlendirilmesi gereklidir." K.Marx ve F. Engels

"Mücadele etmeden teslim olsak, hemencecik pes etsek yaşamanın ne anlamı kalır ki?"

"İki tarafın anlattıklarına kulak verip suya sabuna dokunmadan tarafsız kalmaktan kolay bir şey yoktur şu dünyada, çünkü bu sayede zinanın âlâsını işleyip vicdanımızı temiz tuttuğumuzu iddia edebiliriz."

"Fakat hayatta  bazı şeyleri anlamak, hele de insan yaşlanınca epey kolaylaşırdı."

"Eşyalar olarak başka seçeneğimiz kalmamıştı.Bir daha insanlar,asla eşya yerine konmayacak"

10 Şubat 2017 Cuma

Biraz da Film...Freedom Writers


A young teacher inspires her class of at-risk students to learn tolerance, apply themselves, and pursue education beyond high school.

Freedom Writers

5 Şubat 2017 Pazar

Aklını Kullan Aksini Düşün

Yanlış kararlar verdiğin için değil, doğru kararlar verdiğin için.
Elindeki verilere dayanarak mantıklı kararlar vermeye çalıştığın için.
Mantıklı kararlar vermekteki sorun, herkesin aynı şeyi yapabiliyor olmasıdır.
ÇIKMAZDASIN

En güvenilir, en garantili yolları seçmek istediğimizde bile, en azından bir an durup neler kaçırabiliyor olduğumuzu hayal etmeliyiz.

"Mantıklı adam kendini dünyaya uydurur.Diğeri, dünyayı kendisine.Dünyanın bütün gelişimi, mantığı bir kenara bırakan insanlara bağlıdır."
George Bernard Shaw

Hayatını şekillendirecek tek insan var.Sen

"Önemli olan birşeyleri nereden aldığın değil, nereye götürdüğündür" Jean-Luc Godard

"En tepedeki kişiysen düşünmen gereken tek şey kendi politikalarındır" Churchill
Eğer iki numaraysan, patronun ve rakibinin düşündükleri hakkında da kafa yorman gerekir.

Cehalet içinde yaşamak, bilgiyle yaşamaktan daha kolaydır.
İşin zevki, cevabı bilmekte değil problemi çözmeye çalışmaktadır.

Sana sürüden ayrılmamanı kim söylüyor? Kurt mu, sürü mü?

1 Şubat 2017 Çarşamba

Yitik Adanın Öyküsü

"...ama büyük anlar büyük sözler gerektirir."

"...sözcükler öyle güvenilmezdi ki bazı insanların bildiklerini düşündükleri şeyle diğerlerinin bilmediklerini düşündükleri şeyler arasında per fark yoktu."

"diğerleri uzaktan bakmışlardı...,televizyonlarının,duyguların bile küçültülüp sunulduğu o mucizeler avlusunun önünde otururken."

"ne çok kez kendimizi olduğumuz gibi gösterdik,oysa hiç uğraşmasak da olurdu, fark edecek kimse yoktu."

"tavuklarınızı yumurtadan çıkmadan saymayın"

"bir yolculuk ancak onu tamamlarsanız anlamlıdır ve şimdi henüz biz yarısındayız, ya da belki daha en başındayız, kim bilir, dünyadaki yolculuğumuz sona ermeden size anlamını söyleyemem."

"Sebeplerle silahlanmış bu gençlerin, doğrudan eylemi seçmeyecekleri, zekalarının yatıştırıcı etkisinin baskın çıkacağı tartışılabilir mi."

"...bir şeyi gerçekten istediğimizde, bilge bedenimiz bize acır, içinde arzularımızın tatminini taklit eder, düş görmenin anlamı budur."

"Eksik bir parça yoktu, güç kesintisi yoktu, ama motorun içlerinde bir yerde bir şey hasar görmüş ya da bozulmuştu, ya da giderek yıpranmıştı, bu insanlara olur, makinelere de olur, günün birinde beden, hiçbir uyarıda bulunmaksızın, Hayır, der, ya da ruh,ya da can,ya da istenç, ve hiçbir şey onu tekrar harekete geçiremez."

"..çubukların teker teker daha kolay kırıldıkları herkesin bildiği bir gerçektir."

"...hepimiz dünyayı sahip olduğumuz gözlerle görürüz ve gözler de görmeyi seçtikleri şeyleri görürler, gözler dünyadaki çeşitliliği ve onun mucizelerini yaratır...yalnızca bir illüzyon olsalar da."

"...bu dünyadaki en büyük güçtür, felaketlerden korkmazlar, çünkü yeni aşklar doğaları gereği felaketlerin en büyüğüdür, ani bir şimşek, haz dolu bir teslimiyet, huzursuzluk veren bir kafa karışıklığı."

"...gittiğim yere de bu anı da götürebilseydim başka bir şey istemezdim, yalnızca bir anı, konuştuğum şu anı değil, ondan öncekini ve ondan öncekini, şimdi neredeyse kayboldu, onu yaşarken kavrayamadım ve artık çok geç."

"Yolculuklar birbirini takip eder ve tıpkı nesiller gibi birikir, geçmişte olduğunuz torun ve gelecekte olacağınız dede arasında nasıl bir baba olacaksınız acaba.Bu yüzden her yolculuk, ne kadar faydasız olursa olsun gereklidir."

"...insan her gün yeniden doğar, bir önceki günü mü yaşayacağına yoksa yepyeni bir başlangıç mı yapacağına sadece kendisi karar verir."

"Farklı görüşler var, ki görüşler, bilmemiz gerektiği gibi, yalnızca tercihlerden doğar, herhangi bir görüşün aslında bir tercihin mantığa oturtulmuş ifadesi olduğunu bile söyleyebiliriz."

"...ve ben bir odun parçasıyla bu yük arabasını yakacağım, bir düşü yakar gibi..."

"...cevabı zaten biliyorsanız sorularınız sahtedir."


22 Ocak 2017 Pazar

Biraz da müzik - Yine Bir Gülnihal(Dede Efendi)


Cesur Yeni Dünya

"Ütopya" bazen yok yer anlamına gelir, Yunanca "ou-topos" kelimesinden türetilmiştir.Sir Thomas More 16. yüzyılda kaleme aldığı Ütopya adlı eserinde kelime oyunu yapıyor olabilir:Ütopya, güzel ama var olmayan bir yerdir.

"...Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin.Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir." Aldoux Huxley

Günümüzün totaliter devletlerinde köleliği sevdirmek, propaganda bakanlıkları, gazete yayıncıları ve okul öğretmenlerine verilmiş bir görevdir....Propagandanın en büyük zaferi, bir şeyi yapmakla değil, onu yapmaktan kaçınmakla kazanılmıştır.Gerçek yücedir, ancak pratik bir bakış açısından bakılacak olursa daha yücesi, gerçek konusunda sessiz kalmaktır.

Geleceğin en önemli Manhattan projeleri, politikacıların ve katılan biliminsanlarının 'mutluluk sorunu' adını vereceği konuda, diğer bir deyişle, insanlara köleliklerini sevdirme sorunu konusunda, devlet sponsorluğunda yürütülecek büyük çaplı araştırmalar olacaktır.

...ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu.

Bu da mutluluk ve erdemin sırrıdır, yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.Tüm şartlandırmanın amacı budur:İnsanlara kaçınılmaz yazgılarını sevdirmek.

"Kitaplara ve çiçeklere, nefret besleyerek büyüyecekler.Refleksleri değişmez bir biçimde şartlandırılır.Hayatları boyunca kitaplardan ve botanikten uzakta, güvende olacaklar." dedi müdür.

Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun.Yalnız olana acımasız davranıyorlar.

Mutsuzluğu, burada yaşadığın sahte, yalancı mutluluğa yeğlerim.

"..Mutulukla uyuşmayan tek şey sanat değil, bilim de uyuşmuyor.Bilim tehlikelidir, büyük bir özenle ağzına gem vurmak ve zincire bağlı tutmak zorundayız."

İnsan eğer sorgulamaksızın kabullenmeye şartlandırılmamışsa, mutluluk gerçekten çok daha zor bir uğraş.

Yalnızca gençken ve refah içindeyken Tanrı'dan bağımsız olunabilir; bağımsızlık insanları güven içinde sona taşıyamaz.

"Ben keyif aramıyorum.Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum."