adsense

1 Nisan 2014 Salı

15 Mart 2014 Cumartesi

3 Maymun hikayesi

P.S. Gunumuzde ki 'AK' lilari anlatiyor...

Çok Eski Zamanlarda Bir Dağın Bir Yamacında Iyi Ve Akıllı Bir Maymun Kral, Diğer Yamacında Da Şeytan Yaşarmış. Kralın Çok Yaşlı Ama Çok Da Akıllı Üç Danışman Maymunu Varmış. İnançlarına Göre Öbür Yamaçta Yaşayan Şeytanı Gören Ve Sesini Duyanlar Sonsuza Kadar Lanetlenip Taş Kesilir, Maymun Krallığı Da Felakete Uğrarmış.

Bu Üç Danışman Maymun Bir Gün Kralları Için Tepede Nadide Çiçekler Ararlarken Çalıların Arasında Bir Hışırtı Duymuşlar. Merakla Çalıları Aralayıp Baktıklarında Şeytanla Yüz Yüze Gelmişler. Şeytan Çirkin Sesiyle Çığlıklar Atmaya Başlamış. Maymunlardan Birincisi Görmemek Için Gözlerini Kapamış Ama Şeytanın Sesini Duymuş. İkincisi Kulaklarını Kapamış Ama O Da Şeytanı Görmüş. Üçüncüsü Ise Hiçbir Şey Yapamamış, Şeytanı Hem Görmüş Hem De Sesini Işitmiş, Bu Ölümcül Sırdan Kimseye Bahsetmemek Için Hemen Ağzını Kapamış.

Kalplerinin Taşlaşacağını Bilerek Ormanda Dalları Yere Değen Bir Söğüt Ağacının Altına Gizlenmişler. Orada Korkudan Titreyerek Saatlerce Hareketsiz Kalmışlar. Gece Yarısı Bu Sırrı Kimseye Söylemeyeceklerine, Krallarını Ve Halklarını Tehlikeye Atmamak Için Ellerini Kapattıkları Yerlerden Çekmeyeceklerine Dair Birbirlerine Söz Vermişler. O Günden Sonra Insanlar Ne Zaman Gözlerini, Kulaklarını Ve Ağzını Kapatmış Üç Maymun Görseler Anlamışlar Ki Onlar Şeytanı Görmüş Ve Duymuşlardır Ama Toplumun Çıkarları Uğruna Bunu Bir Sır Olarak Saklamışlardır.

Nazim Hikmet'den - Davet

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Nazım Hikmet

14 Mart 2014 Cuma

Take a Step Back to Propel Your Career Forward

When it comes to moving your career forward, it’s important to set aside your pride. In Reinventing You, I profiled a successful retired HR executive named Deborah Shah. She had decades of experience behind her. But when she became interested in political campaigns, she was willing to start at the bottom, where the campaign needed her. She made phone calls so reliably and effectively, they soon recognized her abilities and asked her to become a regional field director, launching a new career.

You also need to weigh the opportunity cost. A consultant friend of mine spent months building relationships, doing research, and preparing a proposal to work with the UN. It’s a slow process and — if the contract failed to come to fruition — would have to be viewed as a massive waste of time and money. She was perfectly aware that time spent chasing this contract was time she wasn’t spending on other new business development. But she was willing to take that risk, because she knew that being able to claim such a prestigious global entity as a client would dramatically elevate her firm’s reputation.

We hear all the time from innovation and startup gurus that we have to be “willing to embrace failure.” What that really means is you must be able to afford to fail. Failure is expensive — in time, reputation, and money. But over time, the willingness to take chances (that may fail) is an investment in your future success. If you want to move your career forward, a long-term orientation, a willingness to subsume your ego, and a clear understanding of the choices you’re making will help you advance, even if — temporarily — it appears you might be falling behind.

Biraz Muzik... (Yaşar - Yaprağın Kaderi)

9 Şubat 2014 Pazar

Ilk Sarkilar...Fazil Say'dan

İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim
Can can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim

...

Muhiddin Abdal






4 Şubat 2014 Salı

Dirilis

'Oldugu ve olmak istedigi arasindaki fark ne kadar buyuk olursa olsun; uyanmis bir ruhsal varlik icin olanaksiz diye birsey yoktur'

"Her insan, bir isi yapabilmek icin bu isin iyi ve onemli bir is oldugunu kabul etmek zorundadir.Bu yuzden de insan hangi konumda olursa olsun yaptigi isin kendisine onemli ve iyi gorunecegi bir yasam gorusu olusturur mutlaka."

"Insanlar irmaklar gibidir.Hepsinde su ayni sudur, heryerde birbirinin aynidir. ama bir irmak dar,hizli,genis,sakin,temiz,soguk,bulanik,ilik olabilir.Insanlar da boyledir.Her insan icinde tum insan ozelliklerinin ilk belirtilerini tasir ve zaman zaman bu belirtilerin bazilarini, zaman zaman da digerlerini osterir, sik sik da her seyiyle ayni kaldigi halde kendine hic benzemeyen bir insan olur."

"Fakat o kadar cok isi vardi ki, ne kadar bos zamani olursa olsun bu isleri hic bitiremeyecegini hissediyordu.Oncekinin tam tersi bir duurm konusuydu.Onceden yapacak isi uydurmak gerekirdi ve isin konusu her zaman ayniydi, Ivanovic Nehludovdu; butun ilgisi o zamanlar yalnizca Nehludov uzerinde yoplanmis olsada butun isler sikiciydi.Simdi yaptigi islerin hepsi Nehludov degil baska insanlari ilgilendiriyordu, hepsi de ilginc ve cekici islerdi.O kadar coktu ki isler, icine dusen kaybolurdu."

"Esyalara karsi sevgisiz davranilabilir, sevgisiz agac kesilebilir,tugla yapilabilir; demir dovulebilir ama tipki arilara karsi dikkatsiz davranilamayacagi gibi insanlara da sevgisiz davranilamaz."

"Tum insanlar kismen kendi dusuncelerine gore, kismen de baskalarinin dusuncelerine uygun olarak yasarlar ve hareket ederler.Insanlar arasindaki en onemli farklardan biri,insanlarin ne dereceye kadar kendi, ne dereceye kadar baskalarinin dusuncelerine gore yasadiklari konusunda ortaya cikar."

"Insanlar kendilerine degil baskalarina inandiklari icin cesit cesit din var.Bende insanlara inandim ve taygada gibi yolumu sasirdim, hem oyle sasirdim ki bulabilecegimi hic ummuyordum.Her inanis bir tek kendini over, goklere cikarir. Inanc cok ama ruh bir tanedir.Sende de, bende de,onda da. Demek ki her birimiz kendi ruhumuza inansak hepimiz birlesmis olacagiz.Her insan kendine inansa herkes bir araya gelecek."

"Kendi kendinin efendisi olursan efendilere gerek kalmaz."

"Hapishanelerde tanik oldugu butun o kotuluklerin; kendileride kotu davranarak kotulugu duzeltmek istemelerinden kaynaklandiginida simdi cok acik bir sekilde anliyordu."

L.N. Tolstoy