adsense

8 Aralık 2016 Perşembe

Che Guevara Burada

"Gerçekçi olalım...
  İmkansızı isteyelim..." Che

Kübalıların kendisine taktıkları "Che" adı, Arjantin'de çok bilinen bir selamlaşma biçimidir.

"Biz şimdi bir ulusun basit öğeleri olmaktan çok daha öte bir durumdayız.Biz şimdi kurtuluş bekleyen Amerika ülkelerinin umuduyuz." Che

...Küba'nın o döneminde...ısrarla üç nokta üzerinde tavsiyede bulunmakla yetindim: Sürekli hareketlilik, sürekli güvensizlik ve sürekli uyanıklık."

"Devlet, sınıf çatışmalarının uzlaşmaz özelliğinin ürünüdür ve ortaya çıkmasıdır.Devlet, sınıf çatışmalarının nesnel olarak uzlaşmaz oldukları yerde, zamanda ve derecede ortaya çıkar.Ve tersi:Devletin varlığı, sınıf çatışmalarının uzlaşılamaz olduğunu kanıtlar."  Lenin

Yani, sömüren sınıfların diktatörlüğünün yerini almak için övücü bir biçimde kullanılan "demokrasi" sözcüğünün anlam derinliğini yitirdiğini ve vatandaşa verilen az ya da çok iyi kimi özgürlükler anlamını kazandığını kabul etmemeliyiz...

"Bir ülkede önlenebilecek bir savaşı başlatan ve önlenemez bir savaşı başlatmayan canidir." Jose Marti

"Yığınlardan kopmamak, soğuk skolastisizme, aşırı dogmalara düşmemek için, büyük bir adalet ve gerçeklik kavramı ölçütüne, büyük bir insanlık ölçütüne sahip olmak gerekir.Bu sıcak insanlık aşkının somut olaylara dönüşmesi için bütün bir ömür savaşmak gerekir..." Che

....tek başına bir güç gösteriliyorsa hiçbir işe yaramaz.Devrim yapmak için Küba'da bulunan şeye ihtiyaç vardır:Tüm halkın seferber olması, silah kullanarak ve savaşçı birlikteliği sağlayarak, bir silahın değerini ve halk birliğinin değerinin ne demek olduğunu öğrenmesi gerekir.

Gerçekten toplumsal huzurla ilgili bir iş nasıl yapılmalı, bireysel güçle, toplumun gereksinmelerini birleştirmek için neler yapmalıyız?

Kimilerinin ileri sürdüğü gibi Devrim, ortak istencin,inisiyatifin standartlaşması değil, tam tersine, insanın bireysel yeteneğinin bir kurtarıcısıdır...Önemli olan devrimin aynı zamanda bu yeteneğin yönlendiricisi olmasıdır.

Büyük bilgi kaynağı olan halka , öğrenmek için, araştırma amacıyla, alçakgönüllü bir ruhla gitmeliyiz.

Bu savaş eylemi için hazırlanmaya yatırılan her iş, her para, yitirilmiş iş, yitirilmiş para demektir.

"En iyi söylem biçimi, yapmaktır." Marti

Bir devrimcinin gerçek yeteneği, durum değişikliklerine uygun devrimci taktikler bulabilmekte, bütün taktikleri göz önünde bulundurmakta ve bu taktikleri olabildiğince çok kullanmakla ölçülür.

...Çalışırken, ilginç olanı, yaratıcı olanı bulup çıkarmayı, bize düşen konunun ya da makinenin en ufak gizemini öğrenmek zorundayız...İnsan yaşamının iyi bir bölümüne, insan yaşamının en sıkıcı bölümlerinden birisi gibi değil de, en mutlu anlarına bağlı ve dinamik bir şey gibi her zaman sahip çıkmalıyız.

"Marksizmin insancıl duyguları, yoldaşlığı, arkadaş sevgisini, arkadaşa saygı değer vermeyi yadsıdığını kim söylemiş? Marksizmin ruhsuz olmak, duygusuz olmak demek olduğunu kim söylemiş? Marksizmi doğuran tam olarak insan sevgisiydi.İnsan sevgisi, insanlık sevgisi, proletaryanın mutsuzluğuna karşı savaşma isteği, sefaletle, haksızlıkla, işkenceyle ve proletaryanın sömürülmesiyle savaşma isteğiydi..." Fidel Castro

"Her gerçek insan, herhangi bir insanın yanağına indirilmiş bir tokadı, kendi yanağında duyumsamalıdır." Marti

Kapital'da Karl Marx;

"Özel mülkiyetin olumlu yönden aşılması olarak, insanın kendi kendine yabancılaşması olarak ve böylece, insan için ve insan tarafından insanın özüne sahip çıkma olarak komunizm, böylece, toplumsal insan olarak, yani insan olarak, insanın geçmişteki gelişmesinin bütün zenginliğinden tümüyle ve bilinçli kesin dönüş olarak komunizm. Bu komunizm, tamamlanmamış natüralizm=hümanizm gibidir ve tamamlanmış hümanizm=naturalizm gibidir, insan ile doğa arasındaki ve insanın insana karşı savaşımının gerçek çözümüdür; varlıkla öz arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür; bizzat kendisinin nesnelleştirilmesi ve onayı arasındaki; özgürlük ve gereklilik arasındaki, birey ile tür arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür. Tarihin açığa vurulmuş gizidir ve bu çözüm yolu bilincine sahiptir."

...Doğrudan doğruya propaganda, bir sınıf rejiminin kaçınılmazlığını açıklamakla görevli olanlar tarafından gerçekleştirilir;ya ilahi nedenelerden ya da mekanik varlık gibi doğanın zorlaması ile.Bu, savaşılması olanaksız bir kötülükle ezildikleri görülen yığınları yatıştırır.

Sosyalizmde insan, görüntüdeki standartlaşmasına karşın, daha tamdır; onun için mükemmel bir mekanizma olmasa da toplumsal alanda kendini ifade etme ve kendi varlığını duyumsatma olanağı son derece büyüktür.
Yine de bütün yönetim ve üretim mekanizmalarında, bilinçli, bireysel ve toplu halde katılımın değerli olduğunu vurgulamak ve bunu, teknik, ideolojik eğitim gerekliliği ile birleştirmek gerekir; öyle ki, bunların birbirleriyle sıkı sıkıya bağlı olduklarını ve ilerlemelerinin de buna koşut olduğunu anlamalıdır.Ancak bu şekilde, yabancılaşma zincirlerinin kırılması, insan olarak tam anlamıyla kendini gerçekleştirme demek olan toplumsal varlık bilincine sahip olabilmesi mümkündür.
Bu bireyin, özgür çalışma yoluyla doğasının yeniden kazanılması, kültür ve sanat yoluyla da kendi insallık durumunun ifadesi olarak yorumlanacaktır.

...Ne resmi düşünceyi benimsemiş başı eğik ücretliler yaratmalıyız, ne de tırnak içindeki bir özgürlükten yararlanarak, bütçe elverdiğince yaşayan burslular.

Sömürge memurlarının söylemekten çok hoşlandıkları sözcüklerden birisi "ılımlılık"tır, korkanların hepsi ya da bir biçimde ihanet etmeyi düşününler ılımlıdırlar...Halk hiçbir biçimde ılımlı değildir.

"Politika, duygularını çıkarına feda eden insanların işidir."Marti

...Hakkaniyet, sömürülen ülkelerin kabul edilebilir bir yaşam düzeyine ulaşabilmeleri için gerekli eşitsizliktir.


24 Ekim 2016 Pazartesi

Kadın


"İşinde, mesleğinde başarılı olmuş çok insan vardır ama...Bu başarısının getirdiği parayı ve şöhreti, başka insanların hayatını güzelleştirmek için kullanan çok az insan vardır.

Çocuklarınız bu tür insanlara özensin.
Onlar gibi olmayı öğrensin.

Yoksa, o koltuktaki bakanmış,valiymiş,asrın lideriymiş,hepsi hikaye...
Koltuk'dan kalksın.
Tırışkadan teyyare."

"Mustafa Kemal sevdasının, bağımsızlık ateşinin, mücadelenin eğlencenin, evlat hayvan sevgisinin, kızlı-erkekli coşkuların, zengin yoksul aşkların, tutkuların, bizi biz yapan duyguların, aynı potada nasıl harmanlandığını, yazayım istedim."



Kadın, bilmeyene nefs, bilene nefes'tir. Şems-i Tebrizi
Tanrı, erkekleri evcilleştirmek için kadınları yarattı, Voltaire
Kadını, şarabı, şiiri, müziği sevmeyen, ömrü boyunca ahmak kalır, Goethe
Kadınları geri bırakan toplumlar, geride kalmaya mahkumdur, Mustafa Kemal Atatürk

"Değerli kız babaları...Kızınız "zontalar ülkesi"nde yaşasın istemiyorsanız,  kızınızdan önce, siz cesaret gösterin.

Spor yaptırın kardeşim.
Evladınıza güvenin
Korkmayın şort giydirin.
Budur ilacı bu işin.
"

"Sevgili anneler...
10 Kasım'lar kaygı duruşu değildir.
Saygı duruşudur.

En bakımlı halinizle...Elbette ister yeni, ister eski ama mutlaka temiz, ütülü; çocuklarınıza en güzel kıyafetlerini giydirin.

O sizi nasıl bekliyorsa...
Lütfen öyle gidin."

"Themis...
Mitolojide adalet tanrıçasıdır.
Bakiredir.
Bir elinde kılıç tutar, bir elinde terazi vardır.
Gözü bağlıdır.
Bakire oluşu, bağımsızlığını...
Terazi, adaletin hakkaniyetli dağıtılmasını...
Kılıç, caydırıcı gücünü...
Gözlerinin bağlı olması, tarafsızlığını sembolize eder.

Tüm dünyada evrensel hukuk'un simgesidir.

Türkiye hariç!
Bizde de öyleydi aslında.
4 sene öncesine kadar.
...."

Yılmaz ÖZDİL

14 Ekim 2016 Cuma

İtalyan Şehir Cumhuriyetleri

Kitap, 11. yüzyılın sonlarından 14. yüzyılın başlarına kadar Kuzey ve Orta İtalya'da ki cumhuriyetçi şehir devletini, özellikle de onun toplumsal ve siyasal yaşamını ele almaktadır...11. yüzyılın sonlarına doğru birçok şehirde kolektif eylem ile komünal kurumların ortaya çıktığı görülmektedir; 14. yüzyılın başlarında ise bağımsız cumhuriyetlerin ortadan kalkmasına yol açan şehir lordlukları veya bölgesel devletler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Büyük Veba Salgını, Kara Ölüm ya da Kara Veba, 1347-1351 yılları arasında Avrupa'da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarında Avrupa'ya ulaşmıştır.
Büyük Veba Salgını

...14. yüzyılın ikinci yarısında şehirler, nüfusları, kaynakları açısından tartışma götürmeyecek bir şekilde küçüktüler.

"Çeşitliliğin baş döndürücülüğüne kapılma, partikülarizm tuzağına düşme, sonu gelmez ayırımlar labirentinde insanın yolunu kaybetme riski var."

En büyük İtalyan şehrinin nüfusunun 100.000'in üstünde olmasına rağmen çok azının nüfusu 20.000'in üstündeydi.

"Eğer bir devletin yurttaşları yargıçlık yapma ve liyakate göre makam dağıtma durumunda iseler, birbirlerinin karakterlerini bilmeleri lazımdır; bu bilgiye sahip olamadıklarında hem makamlar için yapılan seçimlerde hem de mahkeme kararlarında sorunlar çıkar." Aristoteles

Bir tarihçi,ortaçağ italyan kentlerini "soylu ile rantiye, dükkan sahibi ile zanaatkar, katip ile köylü topluluklarının bir karışımı" olarak tarif etmiştir.

Şövalyelerin varlığı her şehir için geçerli bir özelliktir.İtalyan şehirlerini Kuzey Avrupa şehirlerinden ayıran onların mevcudiyetidir ve komünlerin bütün tarihi onların mevcudiyetiyle açıklanabilir.







10 Ekim 2016 Pazartesi

Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik - Umberto Eco

"Biz kesişler ki toplumdan yüz çevirmişiz, Hz. İsa adına dünyadaki tüm değerli ve güzel şeylerden vazgeçmişiz, biz ki Hz. İsa'yı kazanmak için güzellikle parıldayan, seslerin tatlılığıyla kulağı okşayan, güzel kokan, tadı güzel olan,dokunması zevk veren her şeyi, kısacası bedensel haz veren her şeyi pislik olarak görmüşüz..." Aziz Bernard

"Süsler, insanı duadan uzaklaştırır.O halde, süslü sütun başlıklarının üzerinde görülen bütün bu heykellerin yararı nedir?" Aziz Bernard

"İlahi, ruhları ibadete sevk eder, oysa müzik aletleri ruhu içsel bir adanmadan çok zevke sevk eder."Aquino'lu Tommaso

Autun'lu Honorius resmin 3 amacının olduğunu söyler: "Öncelikle resim Tanrı'nın evini güzelleştirmeye; ikincisi azizlerin yaşamlarını anımsatmaya ve son olarak din dışı kesimin edebiyatı olduğundan eğitim görmemişlerin zevk almasına yarar."

"Güzellik, algılama yetisine zevk verdiği ölçüde iyinin bir eğilimidir; oysa iyilik, duygularımızın hoşuna giden eğilim anlamına gelir." Summa

"Ve birden ağaran bir ufuk benzeri,
çepecevre tekdüze bir ışık belirdi,
var olan aydınlığın üstünde." Dante

Işık olarak Tanrı fikri çok eski geleneklerden geliyordu.

"Güzellik, bir nesnenin kendisiyle olan uyumlu oranlılığı, tüm parçalarının kendi içlerindeki ve her parçanın öteki parçalarla ve bütünle, bütünün ise her şeyle olan ahengidir." Pouillon

"Işık kendiliğinden güzeldir, çünkü onun doğası yalındır ve kendinde bütün şeyleri kapsar.Bu yüzden, ışık en yüksek derecede bütünlüklü, kendisiyle en uyumlu şekilde oranlı ve kendisine eşittir; zaten güzellik, oranlar arasındaki uyumdur." Poullion

....zamanla Hıristiyanlık öğretisinin geliştiricileri, sıradan insanın teolojik anlatımın katılığı içinde kavrayamayacağı kavramları imgelere dönüştürmeye başlayacaklardır.

"Tüm görülür nesneler görülmez şeyleri imlemek ve dile getirmek üzere bize sunulmuş olup, bizi simgesel, yani mecazi tarzda görme yoluyla eğitirler...Görülür şeylerin güzelliği onların biçimlerinden kaynaklandığına göre... görülür güzellik görülmez güzelliğin imgesidir." Hugh

"İyilik arzulama yetisiyle ilişkilidir, çünkü her varlık iyiyi arzular; ayrıca iyiliğin bir amacı vardır; çünkü arzulama bir şeye doğru ilerlemedir.Buna karşılık, güzellik bilme yetisiyle ilişkilidir; gerçekten de; görülmeleri bizde zevk uyandıran şeylere güzel deriz.Bu yüzden, güzellik uygun orandan oluşur; çünkü duyularımız iyi oranlı şeylerden, yani duyulara benzer şeylerden zevk duyar; başka herhangi bir bilme yetisi gibi duyu da bir tür orandır.Bilgi özümseme yoluyla elde edildiği, benzerlik de biçimle ilişkili olduğu için, güzellik biçimsel neden fikrini içerir." Aziz Tommaso

Ortaçağlılar için...estetik açıdan zevk verir görünen şeylerin mümkün olan her durumda etik açıdan haklı çıkarılmasıdır.

"Her eser ya Yaratan'ın ya Doğa'nın ya da doğayı taklit eden bir sanatçının eseridir." Hugh

3 Ekim 2016 Pazartesi

What Great Managers Do

I’ve found that while there are as many styles of management as there are managers, there is one quality that sets truly great managers apart from the rest: They discover what is unique about each person and then capitalize on it.

In chess, each type of piece moves in a different way, and you can’t play if you don’t know how each piece moves. More important, you won’t win if you don’t think carefully about how you move the pieces. Great managers know and value the unique abilities and even the eccentricities of their employees, and they learn how best to integrate them into a coordinated plan of attack.

The old cliché is that there’s no “I” in “team.” But as Michael Jordan once said, “There may be no ‘I’ in ‘team,’ but there is in ‘win.’”

Fine shadings of personality, though they may be invisible to some and frustrating to others, are crystal clear to and highly valued by great managers. They could no more ignore these subtleties than ignore their own needs and desires. Figuring out what makes people tick is simply in their nature.

To that end, there are three things you must know about someone to manage her well: her strengths, the triggers that activate those strengths, and how she learns.

Great managers don’t try to change a person’s style. They never try to push a knight to move in the same way as a bishop. They know that their employees will differ in how they think, how they build relationships, how altruistic they are, how patient they can be, how much of an expert they need to be, how prepared they need to feel, what drives them, what challenges them, and what their goals are. These differences of trait and talent are like blood types: They cut across the superficial variations of race, sex, and age and capture the essential uniqueness of each individual.

Always remember that great managing is about release, not transformation. It’s about constantly tweaking your environment so that the unique contribution, the unique needs, and the unique style of each employee can be given free rein.