Sadece okuduğum kitaplar, makaleler, beğendiğim müzikler ve biraz da farklı başlıklar...
adsense
22 Ocak 2017 Pazar
Cesur Yeni Dünya
"Ütopya" bazen yok yer anlamına gelir, Yunanca "ou-topos" kelimesinden türetilmiştir.Sir Thomas More 16. yüzyılda kaleme aldığı Ütopya adlı eserinde kelime oyunu yapıyor olabilir:Ütopya, güzel ama var olmayan bir yerdir."...Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin.Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir." Aldoux Huxley
Günümüzün totaliter devletlerinde köleliği sevdirmek, propaganda bakanlıkları, gazete yayıncıları ve okul öğretmenlerine verilmiş bir görevdir....Propagandanın en büyük zaferi, bir şeyi yapmakla değil, onu yapmaktan kaçınmakla kazanılmıştır.Gerçek yücedir, ancak pratik bir bakış açısından bakılacak olursa daha yücesi, gerçek konusunda sessiz kalmaktır.
Geleceğin en önemli Manhattan projeleri, politikacıların ve katılan biliminsanlarının 'mutluluk sorunu' adını vereceği konuda, diğer bir deyişle, insanlara köleliklerini sevdirme sorunu konusunda, devlet sponsorluğunda yürütülecek büyük çaplı araştırmalar olacaktır.
...ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu.
Bu da mutluluk ve erdemin sırrıdır, yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.Tüm şartlandırmanın amacı budur:İnsanlara kaçınılmaz yazgılarını sevdirmek.
"Kitaplara ve çiçeklere, nefret besleyerek büyüyecekler.Refleksleri değişmez bir biçimde şartlandırılır.Hayatları boyunca kitaplardan ve botanikten uzakta, güvende olacaklar." dedi müdür.
Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun.Yalnız olana acımasız davranıyorlar.
Mutsuzluğu, burada yaşadığın sahte, yalancı mutluluğa yeğlerim.
"..Mutulukla uyuşmayan tek şey sanat değil, bilim de uyuşmuyor.Bilim tehlikelidir, büyük bir özenle ağzına gem vurmak ve zincire bağlı tutmak zorundayız."
İnsan eğer sorgulamaksızın kabullenmeye şartlandırılmamışsa, mutluluk gerçekten çok daha zor bir uğraş.
Yalnızca gençken ve refah içindeyken Tanrı'dan bağımsız olunabilir; bağımsızlık insanları güven içinde sona taşıyamaz.
"Ben keyif aramıyorum.Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum."
8 Aralık 2016 Perşembe
Che Guevara Burada
"Gerçekçi olalım...
İmkansızı isteyelim..." Che
Kübalıların kendisine taktıkları "Che" adı, Arjantin'de çok bilinen bir selamlaşma biçimidir.
"Biz şimdi bir ulusun basit öğeleri olmaktan çok daha öte bir durumdayız.Biz şimdi kurtuluş bekleyen Amerika ülkelerinin umuduyuz." Che
...Küba'nın o döneminde...ısrarla üç nokta üzerinde tavsiyede bulunmakla yetindim: Sürekli hareketlilik, sürekli güvensizlik ve sürekli uyanıklık."
"Devlet, sınıf çatışmalarının uzlaşmaz özelliğinin ürünüdür ve ortaya çıkmasıdır.Devlet, sınıf çatışmalarının nesnel olarak uzlaşmaz oldukları yerde, zamanda ve derecede ortaya çıkar.Ve tersi:Devletin varlığı, sınıf çatışmalarının uzlaşılamaz olduğunu kanıtlar." Lenin
Yani, sömüren sınıfların diktatörlüğünün yerini almak için övücü bir biçimde kullanılan "demokrasi" sözcüğünün anlam derinliğini yitirdiğini ve vatandaşa verilen az ya da çok iyi kimi özgürlükler anlamını kazandığını kabul etmemeliyiz...
"Bir ülkede önlenebilecek bir savaşı başlatan ve önlenemez bir savaşı başlatmayan canidir." Jose Marti
"Yığınlardan kopmamak, soğuk skolastisizme, aşırı dogmalara düşmemek için, büyük bir adalet ve gerçeklik kavramı ölçütüne, büyük bir insanlık ölçütüne sahip olmak gerekir.Bu sıcak insanlık aşkının somut olaylara dönüşmesi için bütün bir ömür savaşmak gerekir..." Che
....tek başına bir güç gösteriliyorsa hiçbir işe yaramaz.Devrim yapmak için Küba'da bulunan şeye ihtiyaç vardır:Tüm halkın seferber olması, silah kullanarak ve savaşçı birlikteliği sağlayarak, bir silahın değerini ve halk birliğinin değerinin ne demek olduğunu öğrenmesi gerekir.
Gerçekten toplumsal huzurla ilgili bir iş nasıl yapılmalı, bireysel güçle, toplumun gereksinmelerini birleştirmek için neler yapmalıyız?
Kimilerinin ileri sürdüğü gibi Devrim, ortak istencin,inisiyatifin standartlaşması değil, tam tersine, insanın bireysel yeteneğinin bir kurtarıcısıdır...Önemli olan devrimin aynı zamanda bu yeteneğin yönlendiricisi olmasıdır.
Büyük bilgi kaynağı olan halka , öğrenmek için, araştırma amacıyla, alçakgönüllü bir ruhla gitmeliyiz.
Bu savaş eylemi için hazırlanmaya yatırılan her iş, her para, yitirilmiş iş, yitirilmiş para demektir.
"En iyi söylem biçimi, yapmaktır." Marti
Bir devrimcinin gerçek yeteneği, durum değişikliklerine uygun devrimci taktikler bulabilmekte, bütün taktikleri göz önünde bulundurmakta ve bu taktikleri olabildiğince çok kullanmakla ölçülür.
...Çalışırken, ilginç olanı, yaratıcı olanı bulup çıkarmayı, bize düşen konunun ya da makinenin en ufak gizemini öğrenmek zorundayız...İnsan yaşamının iyi bir bölümüne, insan yaşamının en sıkıcı bölümlerinden birisi gibi değil de, en mutlu anlarına bağlı ve dinamik bir şey gibi her zaman sahip çıkmalıyız.
"Marksizmin insancıl duyguları, yoldaşlığı, arkadaş sevgisini, arkadaşa saygı değer vermeyi yadsıdığını kim söylemiş? Marksizmin ruhsuz olmak, duygusuz olmak demek olduğunu kim söylemiş? Marksizmi doğuran tam olarak insan sevgisiydi.İnsan sevgisi, insanlık sevgisi, proletaryanın mutsuzluğuna karşı savaşma isteği, sefaletle, haksızlıkla, işkenceyle ve proletaryanın sömürülmesiyle savaşma isteğiydi..." Fidel Castro
"Her gerçek insan, herhangi bir insanın yanağına indirilmiş bir tokadı, kendi yanağında duyumsamalıdır." Marti
Kapital'da Karl Marx;
"Özel mülkiyetin olumlu yönden aşılması olarak, insanın kendi kendine yabancılaşması olarak ve böylece, insan için ve insan tarafından insanın özüne sahip çıkma olarak komunizm, böylece, toplumsal insan olarak, yani insan olarak, insanın geçmişteki gelişmesinin bütün zenginliğinden tümüyle ve bilinçli kesin dönüş olarak komunizm. Bu komunizm, tamamlanmamış natüralizm=hümanizm gibidir ve tamamlanmış hümanizm=naturalizm gibidir, insan ile doğa arasındaki ve insanın insana karşı savaşımının gerçek çözümüdür; varlıkla öz arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür; bizzat kendisinin nesnelleştirilmesi ve onayı arasındaki; özgürlük ve gereklilik arasındaki, birey ile tür arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür. Tarihin açığa vurulmuş gizidir ve bu çözüm yolu bilincine sahiptir."
...Doğrudan doğruya propaganda, bir sınıf rejiminin kaçınılmazlığını açıklamakla görevli olanlar tarafından gerçekleştirilir;ya ilahi nedenelerden ya da mekanik varlık gibi doğanın zorlaması ile.Bu, savaşılması olanaksız bir kötülükle ezildikleri görülen yığınları yatıştırır.
Sosyalizmde insan, görüntüdeki standartlaşmasına karşın, daha tamdır; onun için mükemmel bir mekanizma olmasa da toplumsal alanda kendini ifade etme ve kendi varlığını duyumsatma olanağı son derece büyüktür.
Yine de bütün yönetim ve üretim mekanizmalarında, bilinçli, bireysel ve toplu halde katılımın değerli olduğunu vurgulamak ve bunu, teknik, ideolojik eğitim gerekliliği ile birleştirmek gerekir; öyle ki, bunların birbirleriyle sıkı sıkıya bağlı olduklarını ve ilerlemelerinin de buna koşut olduğunu anlamalıdır.Ancak bu şekilde, yabancılaşma zincirlerinin kırılması, insan olarak tam anlamıyla kendini gerçekleştirme demek olan toplumsal varlık bilincine sahip olabilmesi mümkündür.
Bu bireyin, özgür çalışma yoluyla doğasının yeniden kazanılması, kültür ve sanat yoluyla da kendi insallık durumunun ifadesi olarak yorumlanacaktır.
...Ne resmi düşünceyi benimsemiş başı eğik ücretliler yaratmalıyız, ne de tırnak içindeki bir özgürlükten yararlanarak, bütçe elverdiğince yaşayan burslular.
Sömürge memurlarının söylemekten çok hoşlandıkları sözcüklerden birisi "ılımlılık"tır, korkanların hepsi ya da bir biçimde ihanet etmeyi düşününler ılımlıdırlar...Halk hiçbir biçimde ılımlı değildir.
"Politika, duygularını çıkarına feda eden insanların işidir."Marti
...Hakkaniyet, sömürülen ülkelerin kabul edilebilir bir yaşam düzeyine ulaşabilmeleri için gerekli eşitsizliktir.
İmkansızı isteyelim..." Che
Kübalıların kendisine taktıkları "Che" adı, Arjantin'de çok bilinen bir selamlaşma biçimidir.
"Biz şimdi bir ulusun basit öğeleri olmaktan çok daha öte bir durumdayız.Biz şimdi kurtuluş bekleyen Amerika ülkelerinin umuduyuz." Che
...Küba'nın o döneminde...ısrarla üç nokta üzerinde tavsiyede bulunmakla yetindim: Sürekli hareketlilik, sürekli güvensizlik ve sürekli uyanıklık."
"Devlet, sınıf çatışmalarının uzlaşmaz özelliğinin ürünüdür ve ortaya çıkmasıdır.Devlet, sınıf çatışmalarının nesnel olarak uzlaşmaz oldukları yerde, zamanda ve derecede ortaya çıkar.Ve tersi:Devletin varlığı, sınıf çatışmalarının uzlaşılamaz olduğunu kanıtlar." Lenin
Yani, sömüren sınıfların diktatörlüğünün yerini almak için övücü bir biçimde kullanılan "demokrasi" sözcüğünün anlam derinliğini yitirdiğini ve vatandaşa verilen az ya da çok iyi kimi özgürlükler anlamını kazandığını kabul etmemeliyiz...
"Bir ülkede önlenebilecek bir savaşı başlatan ve önlenemez bir savaşı başlatmayan canidir." Jose Marti
"Yığınlardan kopmamak, soğuk skolastisizme, aşırı dogmalara düşmemek için, büyük bir adalet ve gerçeklik kavramı ölçütüne, büyük bir insanlık ölçütüne sahip olmak gerekir.Bu sıcak insanlık aşkının somut olaylara dönüşmesi için bütün bir ömür savaşmak gerekir..." Che
....tek başına bir güç gösteriliyorsa hiçbir işe yaramaz.Devrim yapmak için Küba'da bulunan şeye ihtiyaç vardır:Tüm halkın seferber olması, silah kullanarak ve savaşçı birlikteliği sağlayarak, bir silahın değerini ve halk birliğinin değerinin ne demek olduğunu öğrenmesi gerekir.
Gerçekten toplumsal huzurla ilgili bir iş nasıl yapılmalı, bireysel güçle, toplumun gereksinmelerini birleştirmek için neler yapmalıyız?
Kimilerinin ileri sürdüğü gibi Devrim, ortak istencin,inisiyatifin standartlaşması değil, tam tersine, insanın bireysel yeteneğinin bir kurtarıcısıdır...Önemli olan devrimin aynı zamanda bu yeteneğin yönlendiricisi olmasıdır.
Büyük bilgi kaynağı olan halka , öğrenmek için, araştırma amacıyla, alçakgönüllü bir ruhla gitmeliyiz.
Bu savaş eylemi için hazırlanmaya yatırılan her iş, her para, yitirilmiş iş, yitirilmiş para demektir.
"En iyi söylem biçimi, yapmaktır." Marti
Bir devrimcinin gerçek yeteneği, durum değişikliklerine uygun devrimci taktikler bulabilmekte, bütün taktikleri göz önünde bulundurmakta ve bu taktikleri olabildiğince çok kullanmakla ölçülür.
...Çalışırken, ilginç olanı, yaratıcı olanı bulup çıkarmayı, bize düşen konunun ya da makinenin en ufak gizemini öğrenmek zorundayız...İnsan yaşamının iyi bir bölümüne, insan yaşamının en sıkıcı bölümlerinden birisi gibi değil de, en mutlu anlarına bağlı ve dinamik bir şey gibi her zaman sahip çıkmalıyız.
"Marksizmin insancıl duyguları, yoldaşlığı, arkadaş sevgisini, arkadaşa saygı değer vermeyi yadsıdığını kim söylemiş? Marksizmin ruhsuz olmak, duygusuz olmak demek olduğunu kim söylemiş? Marksizmi doğuran tam olarak insan sevgisiydi.İnsan sevgisi, insanlık sevgisi, proletaryanın mutsuzluğuna karşı savaşma isteği, sefaletle, haksızlıkla, işkenceyle ve proletaryanın sömürülmesiyle savaşma isteğiydi..." Fidel Castro
"Her gerçek insan, herhangi bir insanın yanağına indirilmiş bir tokadı, kendi yanağında duyumsamalıdır." Marti
Kapital'da Karl Marx;
"Özel mülkiyetin olumlu yönden aşılması olarak, insanın kendi kendine yabancılaşması olarak ve böylece, insan için ve insan tarafından insanın özüne sahip çıkma olarak komunizm, böylece, toplumsal insan olarak, yani insan olarak, insanın geçmişteki gelişmesinin bütün zenginliğinden tümüyle ve bilinçli kesin dönüş olarak komunizm. Bu komunizm, tamamlanmamış natüralizm=hümanizm gibidir ve tamamlanmış hümanizm=naturalizm gibidir, insan ile doğa arasındaki ve insanın insana karşı savaşımının gerçek çözümüdür; varlıkla öz arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür; bizzat kendisinin nesnelleştirilmesi ve onayı arasındaki; özgürlük ve gereklilik arasındaki, birey ile tür arasındaki savaşımın gerçek çözümüdür. Tarihin açığa vurulmuş gizidir ve bu çözüm yolu bilincine sahiptir."
...Doğrudan doğruya propaganda, bir sınıf rejiminin kaçınılmazlığını açıklamakla görevli olanlar tarafından gerçekleştirilir;ya ilahi nedenelerden ya da mekanik varlık gibi doğanın zorlaması ile.Bu, savaşılması olanaksız bir kötülükle ezildikleri görülen yığınları yatıştırır.
Sosyalizmde insan, görüntüdeki standartlaşmasına karşın, daha tamdır; onun için mükemmel bir mekanizma olmasa da toplumsal alanda kendini ifade etme ve kendi varlığını duyumsatma olanağı son derece büyüktür.
Yine de bütün yönetim ve üretim mekanizmalarında, bilinçli, bireysel ve toplu halde katılımın değerli olduğunu vurgulamak ve bunu, teknik, ideolojik eğitim gerekliliği ile birleştirmek gerekir; öyle ki, bunların birbirleriyle sıkı sıkıya bağlı olduklarını ve ilerlemelerinin de buna koşut olduğunu anlamalıdır.Ancak bu şekilde, yabancılaşma zincirlerinin kırılması, insan olarak tam anlamıyla kendini gerçekleştirme demek olan toplumsal varlık bilincine sahip olabilmesi mümkündür.
Bu bireyin, özgür çalışma yoluyla doğasının yeniden kazanılması, kültür ve sanat yoluyla da kendi insallık durumunun ifadesi olarak yorumlanacaktır.
...Ne resmi düşünceyi benimsemiş başı eğik ücretliler yaratmalıyız, ne de tırnak içindeki bir özgürlükten yararlanarak, bütçe elverdiğince yaşayan burslular.
Sömürge memurlarının söylemekten çok hoşlandıkları sözcüklerden birisi "ılımlılık"tır, korkanların hepsi ya da bir biçimde ihanet etmeyi düşününler ılımlıdırlar...Halk hiçbir biçimde ılımlı değildir.
"Politika, duygularını çıkarına feda eden insanların işidir."Marti
...Hakkaniyet, sömürülen ülkelerin kabul edilebilir bir yaşam düzeyine ulaşabilmeleri için gerekli eşitsizliktir.
30 Ekim 2016 Pazar
24 Ekim 2016 Pazartesi
Kadın

"İşinde, mesleğinde başarılı olmuş çok insan vardır ama...Bu başarısının getirdiği parayı ve şöhreti, başka insanların hayatını güzelleştirmek için kullanan çok az insan vardır.
Çocuklarınız bu tür insanlara özensin.
Onlar gibi olmayı öğrensin.
Yoksa, o koltuktaki bakanmış,valiymiş,asrın lideriymiş,hepsi hikaye...
Koltuk'dan kalksın.
Tırışkadan teyyare."
"Mustafa Kemal sevdasının, bağımsızlık ateşinin, mücadelenin eğlencenin, evlat hayvan sevgisinin, kızlı-erkekli coşkuların, zengin yoksul aşkların, tutkuların, bizi biz yapan duyguların, aynı potada nasıl harmanlandığını, yazayım istedim."
Kadın, bilmeyene nefs, bilene nefes'tir. Şems-i Tebrizi
Tanrı, erkekleri evcilleştirmek için kadınları yarattı, Voltaire
Kadını, şarabı, şiiri, müziği sevmeyen, ömrü boyunca ahmak kalır, Goethe
Kadınları geri bırakan toplumlar, geride kalmaya mahkumdur, Mustafa Kemal Atatürk
"Değerli kız babaları...Kızınız "zontalar ülkesi"nde yaşasın istemiyorsanız, kızınızdan önce, siz cesaret gösterin.
Spor yaptırın kardeşim.
Evladınıza güvenin
Korkmayın şort giydirin.
Budur ilacı bu işin.
"
"Sevgili anneler...
10 Kasım'lar kaygı duruşu değildir.
Saygı duruşudur.
En bakımlı halinizle...Elbette ister yeni, ister eski ama mutlaka temiz, ütülü; çocuklarınıza en güzel kıyafetlerini giydirin.
O sizi nasıl bekliyorsa...
Lütfen öyle gidin."
"Themis...
Mitolojide adalet tanrıçasıdır.
Bakiredir.
Bir elinde kılıç tutar, bir elinde terazi vardır.
Gözü bağlıdır.
Bakire oluşu, bağımsızlığını...
Terazi, adaletin hakkaniyetli dağıtılmasını...
Kılıç, caydırıcı gücünü...
Gözlerinin bağlı olması, tarafsızlığını sembolize eder.
Tüm dünyada evrensel hukuk'un simgesidir.
Türkiye hariç!
Bizde de öyleydi aslında.
4 sene öncesine kadar.
...."
Yılmaz ÖZDİL
14 Ekim 2016 Cuma
İtalyan Şehir Cumhuriyetleri
Kitap, 11. yüzyılın sonlarından 14. yüzyılın başlarına kadar Kuzey ve Orta İtalya'da ki cumhuriyetçi şehir devletini, özellikle de onun toplumsal ve siyasal yaşamını ele almaktadır...11. yüzyılın sonlarına doğru birçok şehirde kolektif eylem ile komünal kurumların ortaya çıktığı görülmektedir; 14. yüzyılın başlarında ise bağımsız cumhuriyetlerin ortadan kalkmasına yol açan şehir lordlukları veya bölgesel devletler ortaya çıkmaya başlamıştır.
Büyük Veba Salgını, Kara Ölüm ya da Kara Veba, 1347-1351 yılları arasında Avrupa'da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarında Avrupa'ya ulaşmıştır.
Büyük Veba Salgını, Kara Ölüm ya da Kara Veba, 1347-1351 yılları arasında Avrupa'da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarında Avrupa'ya ulaşmıştır.
Büyük Veba Salgını
...14. yüzyılın ikinci yarısında şehirler, nüfusları, kaynakları açısından tartışma götürmeyecek bir şekilde küçüktüler.
"Çeşitliliğin baş döndürücülüğüne kapılma, partikülarizm tuzağına düşme, sonu gelmez ayırımlar labirentinde insanın yolunu kaybetme riski var."
En büyük İtalyan şehrinin nüfusunun 100.000'in üstünde olmasına rağmen çok azının nüfusu 20.000'in üstündeydi.
"Eğer bir devletin yurttaşları yargıçlık yapma ve liyakate göre makam dağıtma durumunda iseler, birbirlerinin karakterlerini bilmeleri lazımdır; bu bilgiye sahip olamadıklarında hem makamlar için yapılan seçimlerde hem de mahkeme kararlarında sorunlar çıkar." Aristoteles
Bir tarihçi,ortaçağ italyan kentlerini "soylu ile rantiye, dükkan sahibi ile zanaatkar, katip ile köylü topluluklarının bir karışımı" olarak tarif etmiştir.
Şövalyelerin varlığı her şehir için geçerli bir özelliktir.İtalyan şehirlerini Kuzey Avrupa şehirlerinden ayıran onların mevcudiyetidir ve komünlerin bütün tarihi onların mevcudiyetiyle açıklanabilir.
...14. yüzyılın ikinci yarısında şehirler, nüfusları, kaynakları açısından tartışma götürmeyecek bir şekilde küçüktüler.
"Çeşitliliğin baş döndürücülüğüne kapılma, partikülarizm tuzağına düşme, sonu gelmez ayırımlar labirentinde insanın yolunu kaybetme riski var."
En büyük İtalyan şehrinin nüfusunun 100.000'in üstünde olmasına rağmen çok azının nüfusu 20.000'in üstündeydi.
"Eğer bir devletin yurttaşları yargıçlık yapma ve liyakate göre makam dağıtma durumunda iseler, birbirlerinin karakterlerini bilmeleri lazımdır; bu bilgiye sahip olamadıklarında hem makamlar için yapılan seçimlerde hem de mahkeme kararlarında sorunlar çıkar." Aristoteles
Bir tarihçi,ortaçağ italyan kentlerini "soylu ile rantiye, dükkan sahibi ile zanaatkar, katip ile köylü topluluklarının bir karışımı" olarak tarif etmiştir.
Şövalyelerin varlığı her şehir için geçerli bir özelliktir.İtalyan şehirlerini Kuzey Avrupa şehirlerinden ayıran onların mevcudiyetidir ve komünlerin bütün tarihi onların mevcudiyetiyle açıklanabilir.
13 Ekim 2016 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
