adsense

19 Temmuz 2020 Pazar

Retorik

Aristoteles M.Ö 384, Halkidiki, Stageira kentinde doğdu
https://en.wikipedia.org/wiki/Stagira_(ancient_city)

..doğumu Sokrates'in ölümünden 15 yıl, Platon'un Akademia'sının faaliyete geçmesinden 3 yıl sonrasına rastlar.

Atina'da kurduğu okul - Lykeion
https://en.wikipedia.org/wiki/Lyceum_(Classical)

Ergenliğinde babasını da kaybetti ve vesayetini Lesbos Adası'nın karşısındaki Anadolu kenti Atarnea'da(İzmir - Dikili) yaşayan akrabası Proksenos aldı
https://en.wikipedia.org/wiki/Atarneus

Platon ona "tez üreten akıl", evine de "okuyucunun evi" adını taktı.

Geceleri yatağinda kitap okurken sol elinde bakır bir gülle tutar, altına da bir leğen koyardı.Uykuya daldığında leğene düşen güllenin çıkardığı gürültüyle uyanıp okumaya kaldığı yerdem devam ederdi.

...arkadaşı Khalkedonlu(Kadıkoy) ile birlikte Assos'ta bir okul açar.

MÖ 343-342'de...Makedonyalı 2.Philippos Aristoteles'i 13 yaşındaki oğlu Aleksandros'a(Büyük İskender) öğretmenlik yapmaya çağırır. (MÖ 342-340)

Antik Yunan'da dinleyiciler önünde güzel konuşma yeteneği sosyal ve siyasal hayatta çok önemliydi.

MÖ V. yüzyılda..demokrasi fikri ağırlık kazanmaya başlayınca güzel konuşma ve toplulukları etkileyip inandırma önem kazandı.
Sofistler...bilginin göreceli olduğunu, sadece yararlı olduğu için bir değer taşıdığını, ahlaksal, dinsel ve hukuksal değerlerin herkes için geçerli nesnel nitelikten yoksun olduğunu savunuyorlardı.

Aristoteles retoriğin çalışmayla kazanılan bir deneyim olduğunu söyleyen Plato'dan farklı olarak bir sanat olduğunu söyler.

1.Kitap

İyi hazırlanmış yasaların bütün olası durumları öngörerek yargıçların mutlak yetkisine mümkün olduğunca az konu bırakması gerekir.

Gerçeklerle doğrular doğaları gereği karşıtlarından üstün oldukları halde yargıçların kararı olması gerektiği gibi çıkmasa, yenilgi hatibin kendi hatası olacağı ve hatip bu yüzden suçlanacağı için retorik yararlıdır.Ayrıca en kusursuz bilimsel bilgiye sahip olmak bile bazı dinleyicileri ikna etmemizi kolaylaştırmaz, çünkü bilimsel söylev dinleyicilerin eğitimli olmasını gerektirir ve bu her zaman mümkün değildir.Kalabalıklara hitap ederken..herkesin bildiği kavramları kullanmalıyız.Hatip aynı zamanda diyalektik akıl yürütmede yapıldığı gibi savunduğu şeylerin karşıtlarını da savunabilecek donanıma sahip olmalıdır....Diyalektik ve retorik dışında hiçbir sanat karşıtlar üzerinde fikir yürütmez.

Retorikte hem bilimsel donanıma sahip olanlar hemde bazı akıl yürütme yöntemlerini bilinçli olarak tercih edenler hatip terimiyle tanımlanırlar.Ama diyalektik söz konusu olduğunda, bazı akıl yürütme yöntemlerini bilinçli olarak tercih edenler sofist, sanata uygun akıl yürütenler de diyakektikçi'dir.

Retorik..herhangi bir konuyla ilgili bütün inandırma yöntemlerini bulma yetisi olduğunu varsayalım.

Konuşma yoluyla üretilen inandırma yöntemleri üç farklı türdendir: Birincisi hatibin karakterine, ikincisi sözlerinin dinleyicilerde uyandırdığı duygulara, sonuncusu da konuşma içindeki "gerçek" ya da "gerçeğe benzer" inandırma yollarına dayanır.


Retorik diyalektiğin bir dalı ve benzeridir...Bütün hatipler dinleyicilerini inandırmak için örnekler ve örtük tasımlar kullanırlar.Bunun başka bir yolu yoktur.

Tartışmaya iki farklı çözüme varma özelliği taşıyan konular alınır.Geçmişte farklı olmayan,şimdi ya da gelecekte sahip olduklarından farklı bir şekle girebilme olanağı bulunmayan şeyler tartışma konusu olamaz.




18 Temmuz 2020 Cumartesi

Hamlet

Herkese kulağını ver, sesini verme.
Herkese akıl danış, kendi aklını sakla.

....
Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol
O zaman, gece gündüze varır gibi,
Sen de aldatmaz olursun kimseyi.
Polonius

Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
....
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine;
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken,
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
...
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Hamlet

Sözlerim uçuyor havaya, ama düşüncem yerde;
Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere!
Kral


Şunu bil ki en derin hesaplar boşa gider de
Akılsız davranış işe yarar bazen.
Demek ki tanrısal bir güç karışıp işe,
Biz ne taslaklar çizersek çizelim,
Son biçimi o veriyor kaderimize.
Hamlet

Şimdi olacak birşey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz.Bütün mesele hazır olmakta.Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar.Ne olacaksa olsun!
Hamlet


William Shakespeare

16 Haziran 2020 Salı

Biraz da Müzik...Gitme Hamdim Gitme

















Gitme Hamdim Gitme
Rumeli-Hüseyin Yaltırık

Gitme Hamdim Gitme Bre Oğlum Sen Bugün Oduna
Kafir Şumar Çıkacak Oğlum Senin Yoluna

Giderim Giderim Bre Annem Yol Uzun Bitmez
Kafir Şumar'ın Kurşunundan Geriye Dönelmez

Nişan Yağlicını Bre Annem Beline Bağlayıver
Neler Olmuş Hamdi'me Deyip Başımda Ağlayıver

Hamdi'nin Odunlarını Kimler Yakacak
Kara Gözlü Fatime'yi Kimler Saracak

Yayla Düzünde Bre Annem Odun Var Mıydı
Hamdı Şumar'ın Uracağından Haberin Var Mıydı


Hikayesi(Alıntıdır):

Hamdi, 1910 yılında Ustrumca’ya bağlı Çanaklı Köyü’nde dünyaya gelir. Köyün tamamına yakını gibi Hamdi’nin ailesi de geçimini çiftçilik ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Bunun yanı sıra köylüler odun ihtiyaçlarını ormandan keserek gidermektedirler.

Çalışkan delikanlı Hamdi, belli bir yaştan sonra tarla ve bahçe işlerinde ailesine yardımcı olmaya başlar. Evin odun ihtiyacını kendisi dağdaki ormanlıktan odun keserek karşılar.

Herkesin yardımına koştuğu için de köyde yediden yetmişe herkes tarafından çok sevilmektedir.

Gün gelir Hamdi gönlünü komşu köy Yenimahalle’deki Fatime’ye kaptırır. Onun için yaşamında yeni bir dönem başlamıştır ve sevip sevilmenin mutluluğunu doyasıya yaşamaktadır.

Aileleri de birbirini çok seven bu iki genci nişanlarlar. Çok geçmeden askerlik çağı gelen Hamdi askere gider. Günler haftaları, haftalar ayları kovalar derken Hamdi izine gelir. İzinde boş durmaz, bir yandan tarla işlerinde anne babasına yardım ederken diğer yandan da eşek sırtında 3-4 saatlik balkana (ormana) giderek odun kesip evine getirmektedir.

Bir gün yakın arkadaşı Yakup ile beraber ormana oduna gitmeye karar verirler. Ancak annesinin içinde sebebini anlayamadığı garip bir his vardır ve oğlunun oduna gitmesini hiç mi hiç istememektedir ama açıkça da gitme diyemez.

İki arkadaş hazırlıklarını tamamladıktan sonra yanlarında eşekleri olduğu halde yola çıkarken, anası kendini tutamaz ve “oğlum içimde garip bir his var, oduna gitmene razı değilim” dese de dinletemez.

İki delikanlı uzun bir yolculuktan sonra ormana varırlar. Kısa zamanda odunları kesip eşeklere yüklerler. Havada kara kara bulutlar toplanmış yağmur yağdı yağacak. Yakup Hamdi’ye “yağmur başlayınca yola çıkalım, şumar (ormancı) yağmurdan saklanırken biz de rahatça gideriz.” der ama dinletemez, yola çıkarlar. “Yaylacık” geçilip “İkiz Taşlar” mevkiine geldiklerinde şumarla karşılaşırlar. Korktukları başlarına gelmiştir. Şumar odun kesmek için verilen izin belgesini sorar, olmadığını anlayınca da baltalarına el koymak ister. Hamdi vermek istemeyince şumarla kavgaya tutuşur. Hamdi delikanlılığının verdiği kuvvetle şumarı döverek yere serer ve yol ortasında öylece bırakıp yollarına devam ederler.

Arkadaşı Yakup, şumarı yol ortasında bırakmanın doğru olmayacağını, Hamdi’den gidip onu kenara çekmesini ister. Baygın bıraktıkları şumar ayılmış ona doğru gelen Hamdi yi görünce öldürmeye geliyor diye korkup silahını ateşler ve Hamdi yi başından vurur.

“Yaylacık’tan çıktım başım selamet Ikizlerin taşlarına varmadan koptu kıyamet”

Yakup silah sesini duyunca koşarak geriye döndüğünde çok sevdiği arkadaşının kanlar içinde yerde yatmakta olduğunu görür. Telaşla arkadaşının yanına geldiğinde yaşadığını ve kurşunun başını sıyırıp geçtiğini anlar, yaralı arkadaşını vakit geçirmeden köye ulaştırır.

“Barbarova başından yağmur kopuştu Koş be Yakup koş be arkadaş Beynim tutuştu.”

Buradan akrabalarının yardımıyla Hamdi önce Usturumca’ya hastaneye götürülerek doktorlar tarafından muayene edilir. Ancak imkanları olmadığı için daha donanımlı İştip Hastanesi’ne sevk ederler.

Doktorlar kafatasında zedelenme olasılığına karşı ameliyata alıp kafatasını açarlar. Başındaki sıyrıkla yürüyerek hastaneye gelen Hamdi ameliyat masasından kalkamaz ve genç yaşta hayata veda eder.

“Nişan yağlıcığını bre annem başıma bağlayıver,

Neler olmuş Hamdi’me deyip başımda ağlayıver.”

Bu olay başta annesini, çok sevdiği Fatime’yi, akrabalarını ve tanıyan tanımayan herkesi derinden yaralar ve üzüntüye boğar.

“Hamdim odunlarını kimler yakacak, Kara gözlü Fatime’yi kimler saracak”

1930’lu yılların başında meydana gelen bu acılı olay yöre halkınca türkü yapılıp söylenmeye başlamış, o zamandan bu zamana canlılığını koruyarak hepimizin dilinde, sevilerek ve biraz da hüzünlenerek söylenir olmuştur.

Adlarına türkü yakılan Hamdi’leri, Zümbül’leri, Muradiyeleri, Kara Yusufları ve daha nice türkü kahramanlarını rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun...

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Mekanım Datça Olsun

Datça olacak Datça
Kadınların yarımadası...
Boşuna değil o dediğim
Burası Afrodiça...
Ve gördüğüm bütün herşey
Sevda, Aşk ve Tazelik
Ve Zeytinlerden ve yaşamaktan
Başka bişeyi olmayanların yeri...
Hıdrellez
---
Açtım ki gözlerimi sabah olmuş Datça'dayım
Ergen ışıklarla karşımda erguvana kesmiş
Gocadağ
Tüm engebesiyle yanıyor o koskaca kaya
Dağkeçileri düzlere kaçmış olmalı
---
Altıncı kıt'adır yağmur
Damla damla keşfedilen
Yalnızlık
---
Gökgürültüsünden korkup yamacıma sokulan sevgilime
Sarıl bana, sarıl, öp, öp, öp beni, dedim
Baksana Allah yıldırımlarıyla resmimizi çekiyor!
---
Bağçe bir tangodur Eski Datça Köyünde
Çiçeklerin suyla güneşle sarmaştığı
Ayak sesleri içinde yeşilin
Sardunyalar zaman zaman fart-ı aşktan
Eğilip eğilip bükülüp
Derken goncalarıyla yeniden dipdiri
Ezgiyi ezdirmeden bitirir
Yatsıya doğru ayışığında
---
Antik Bar'da iki kadeh rakı içeyim.
Caz plağı dinleyim dedim,
Baktım, kapı duvar,
Mecbur, eve döndüm,
Taraçadaki sedire oturdum,
Bir bira açtım,
Gugukçular başladı,
Ardından ağustos böcekleri
Kurbağalar
Köpek havhavları
İnek böğürtüleri
Bi caz ki deme gitsin!
Cem Ayini
---
Kahvenin ücra masasına
Oturmuş üç kişi
'Batak' oynuyorlar
Devlet işleri hakkında
Gizli Örgüt
---
CAN YÜCEL

https://www.canyucel.org/category/biyografisi

19 Mayıs 2020 Salı

Political Speeches - Cicero

In Verrem (‘Against Verres’) I - Forensic speech
In Verrem (‘Against Verres’) II - Forensic speech 
De imperio Cn. Pompei -Deliberative speech
In Catilinam (‘Against Catiline’) I -Epideictic speech
In Catilinam (‘Against Catiline’) II -Deliberative speech
In Catilinam (‘Against Catiline’) III -Deliberative speech
In Catilinam (‘Against Catiline’) IV -Deliberative speech
Pro Marcello (‘For Marcellus’) -Epideictic speech
Philippic II -Epideictic speech


Arpinum 


Cicero 106-43 BC
1st case-> age of 25, Pro Quinctio
2nd case -> age of 26, Pro Roscio Amerino
3rd case-> Arretium

age of 30, quaster at Rome-> member of senate

4th case->age of 35, Verres

age of 36, plebeian aedile
age of 39, praetor

1st deliberative speech-> age of 40, De imperio Cn. Pompei (Pro lege Manilia)
2nd speech-> age of 40, Pro Cluentio

age of 42, consulship

3rd speeches->De lege agraria

5th case-> age of 44, Pro Murena

age of 44, he was viewed as the leading senator present
4th speech-> age of 44,Pro Sulla
5th speech-> age of 44,Pro Archia

6th speeches-> age of 46, In Catalinam

age of 48-> exile in Macedonia (18 months)

age of 49-> recalled to Rome

6th speeches->age of 50, Post reditum in senatu, Post reditum ad quirites
7th speeches->age of 50, De domo sua, De haruspicum responsis
8th speech-> age of 50, Pro Sestio

6th case-> age of 50, Pro Caelio

7th case->age of 54, Pro Milone ->oratorical masterpiece

age of 56-> governor of Cilicia, Asia Minor

9th speech-> age of 60, Pro Marcello
10th speech->age of 60, Pro Ligarius
11th speech->age of 61, Pro rege Deiotaro

12th speech-> age of 63 1st-4th Philippic


Cicero's orations..the style is 'periodic'...In periodic style the most important part of the period is the end, the beginning is the second most important...

"...Gaius Verres, a man already convicted, according to universal public opinion, by his character and actions, but already acquitted, according to his own hopes and assertions, by his immense wealth." In Verrem 1

"If you pronounce a fair and scrupulous verdict against this man, you will hold on  the influence which ought by rights to be yours.But if on the other hand his colossal wealth succeeds in destroying the scrupulousness and fairness of the courts, then I shall achieve at least one thing - a recognition that the country had the wrong jurors, and not that the jurors had the wrong defendant, or the defendant the wrong prosecutor." In Verrem 1

"...he adds that there is nothing so sacred that money cannot corrupt it, and nothing so well defended that money cannot overthrow it." In Verrem 1

"I am therefore much more frightened of being thought to have missed out many of his crimes than to have made any up."  In Verrem 1

"He confronts me with empty names of nobility, in other words of arrogant aristocrats, who do not so much damage my case by their nobility as help it by their notoriety." In Verrem 1

"This is a trial in which you will be passing verdict on the defendant, but the Roman people will also be passing verdict on you." In Verrem 1

"...immense wealth is far more likely to increase the suspicion of a criminal's guilt than to provide him with a means of acquittal." In Verrem 1

"In this trial, both the reward of glory and the risk of unpopularity ought, I think, to belong to you; the anxiety and hard work should belong to me; but the knowledge of what is done here and the memory of what was said by both parties should belong to the whole of the general public." In Verrem 1

"Are you trying to hide his thefts, his robberies, his greed, his cruelty, his arrogance, his criminality behind his great achievements and his glory as a general?" In Verrem II.5

"..it is impossible that he should be acquitted without many people breaking law themselves." In Verrem II.5

"What now remains to be judged is not my honour, since that has been proved, nor Verres conduct, since that has been condemned: it is the jurors, an, to tell the truth, it is yourself." In Verrem II.5

"...a subject on which it is more difficult to finish speaking than to begin." De imperio Cn Pompei

"Believe me, and believe the evidence of your own eyes!" De imperio Cn Pompei

"...citizens, was that since I was holding this high office which you were kind enough to bestow upon me, I had a duty to put your wishes, the dignity of Rome, and the security of our provinces and allies before considerations of my own interest." De imperio Cn Pompei

"I am much more vigilant in defence of the country than you are for its destruction." In Catalinam 1

"They agree, and say nothing.Why then do you hold out for a spoken decision, when you can clearly see their silent preference?" In Catalinam 1

"I have always been of the opinion that unpopularity earned by doing what is right is not unpopularity at all, but glory." In Catalinam 1

"I shudder only at the risks to which all humans are subject, the uncertainty of good health, and the frailty of our bodily constitution - and I grieve at the fact that our country, which ought to be immortal, is dependent on the life of a single mortal."  Pro Marcello

"When you have both discharged your obligations to your country and satisfied nature herself with your full fill of life, say, if you wish, that you have lived long enough." Pro Marcello

"If nearly twenty years ago in this very temple I declared that death could not be ultimely for a man who had reached the consulship, with how much more truth could I now say 'for an old man'? In fact, for me, conscript fathers, death is actually desirable now that I have discharged the responsibilities of the offices I attained and completed the tasks I undertook." Philippic II 

1 Mayıs 2020 Cuma

Biraz da Film...7 Kogustaki Mucize

A story of love between a mentally-ill father who was wrongly accused of murder and his lovely six years old daughter.
https://www.imdb.com/title/tt10431500/?ref_=ttmi_tt