adsense

2 Mayıs 2021 Pazar

Biraz da Film...Awakenings

 

“Awakening, basically, is a reversal of this: the patient ceases to feel the presence of illness and the absence of the world, and comes to feel the absence of his illness and the full presence of the world.”

“The human spirit is more powerful than any drug, and that is what needs to be nourished: with work, play, friendship, family. These are the things that matter. This is what we'd forgotten, the simplest things.”

“When my son was born healthy, I never asked why. Why was I so lucky? What did I do to deserve this perfect child, this perfect life? But when he got sick, you can bet I asked why. I demanded to know why. Why was this happening?”


Anadolu'lu İnsan Olmak

"İnsanın dünyası kültür dünyasıdır.İnsan içinde yaşayacağı bu çevreyi kendi yaratır.Yarattığı çevre onu etkiler, biçimlendirir, yeniden yaratır...İnsan çevreyi, çevre insanı yaratır.Çevresi için bir şey yapmayan insan, kendisi için de bir şey yapmıyor demektir."

Kültürsüzlük mimarlığın en büyük engelidir.

...Almanya'daki, İngiltere'deki, Danimarka'daki bir yapıya öykünerek Türk çocuklarının eğitileceği bir yapı yapılamaz, yapılmamalıdır.Önce demokrat, düşüncesinde özgür, soru soran, çağdaş, kendi coğrafyasını, geçmişini bilen,insan sever...bizim koşullarımıza göre, yönteminin bilimsel araştırması gerçekleştirilmeli, eleştirisi yapılmalı.Sonra bizim koşullarımızın mimarlığı yaratılmalı.

Umudum, yaratmanın ne olduğunu başkalarından daha iyi bilenlerin, çocukları yaratmada rahat bırakmaları...

Çocukluğunuzu hiç unutmayın, hiç bırakmayın...Bağımsızca düşünün, düşündüğünüzü bağımsızca ortaya koyun.

Temelinden girişmezsek neyi çözebileceğimizi sanacağız bakalım...

Daha yarım yüzyıl öncesine dek, tarımın, insanın kendi besinin üretmesinin Anadolu'da başladığı bilinmiyordu...İnsanın kendisi, doğasını tanıma istencinin bilincine vardıkça geleceğe inancınız artacak.

Kirli havada temiz soluk alabilmek çok zor.

Her şeyi kendi sırtınızdan öğrenmeyin.Paylaşın eksikleri, artıkları...

Kültürel altyapısı olmayan ya da yarım yamalak kişinin yapacağı her şey yarım yamalak olacaktır.

Bütün Köy Enstitüleri, aydınlatma özekleri olan yeni çözümlere kavuşturulmalı...Öyle değil mi?

Konuşma iş yap!...Yitirecek saatin bile yok.Hele günün, ayın, yılın hele hiç...

Hele sekiz dokuz yaşlarındaki kızları da torbalanmış görmek kişiye denizin serinliğini bile unutturuyor.Kendi çocuğuna ahlaksızlık gözüyle bakabilmek nasıl bir duygu ki?

Bu bildiri nasıl başlıyordu biliyor musunuz?
Bin yıllık kültür tarihimiz...
Binlerce yıllık değil, bin yıllık!
Geri kalanını kime bırakıyorlardı ki?

Elbette hep uyanık olmak gerekiyor, görebilmek gerekiyor...
Yürekli vatandaş olamadınız mı birileri sizi sıraya sokmağa kalkışıyor.

Orhan Pamuk'u kutluyorum...onların en çok önemsedikleri ödülle düzeyini batılılara da onaylatmıştır...Bu işin içinde politika varsa da bu onların düzeyini gösterir, bizimkini değil!

...kendi umutsuzluğunu karşısındakine bulaştırmak...Türkiye'ye gerçek anlamda kötülük etmek.
Kim o ağıt yakan kim
O umarsız olan
Umut doluyum
Tastamam anadoluyum

Hıristiyan Yahudi'ye okkalı bir tokat atmış.yahudi ne oluyor derken, Hıristiyan açıklamış:
-Siz İsa'yı öldürmüşsünüz!
-Yahu deli misin? O iki bin yıl önceydi...
-Bilmem, ben yeni duydum.

Mimarlık, olanakları en iyi değerlendirip, en iyi, en ekonomik yolda kullanarak, insancıl yaşam ortamları yaratmaktır.Tek ölçeği vardır, her anlamda: İnsan...

..yazı Mezopotamya'da bulunmuş, günümüzden 6000 yıl önce..oradan da 2000 yıl sonra Anadolu'ya geçmiş...Anadolu'dan bugun bizim Yunanistan dediğimiz Hellenistan'a 1200 yıl sonra geçmiş...Troya'da savaşanların karşıdan gelenleri abc'siz iken, Anadolu'yu savunanlar yazıyı biliyorlardı demek ki...

Dilin düzeyi düşünceyle, düşüncenin düzeyi dille anlaşılır.Anlaşıldığı ölçüde anlatabiliyor demektir dil.

Kendimizi değiştirmediğimiz gün yaşanmış bir gün değildir.

CENGİZ BEKTAŞ

29 Nisan 2021 Perşembe

Beyaz Geceler

Harika bir geceydi, belki de sadece gençken yaşanabilen gecelerden biriydi...Gök öyle yıldızlıydı, öyle aydınlıktı ki, ona bakınca insan ister istemez kendi kendine soruyordu.Böyle bir göğün altında huysuz ve kaprisli insanlar yaşıyor olabilir mi gerçekten?Bu da genç bir soruydu, sevgili okur, çok genç, ama Tanrı böyle soruyu eksik etmesin yüreğinizden!

Yarın buraya gelmeden edemem.Ben hayalperestim...

Yeni düş - yeni mutluluk!Yeni bir lezizi baştan çıkarıcı zehir! Ah, ona ne bizim gerçek yaşamımızdan!

..çevrende insan kalabalığının canlı girdabının nasıl kükreyip dönendiğini duyarsın, duyarsın, görürsün nasıl yaşıyor insanlar -gerçeklikte yaşıyorlar, görürsün, yaşam onlar için ödünç alınmış değil, yaşamları uyku gibi, hayal gibi uçup gitmiyor, yaşamları sonsuza dek yenileniyor...o zaman nasıl da neşesiz ve sıradanlık ölçüsünde tekdüze oluyor.

Hissedersin sonunda yorulduğunu, sonsuz çabada yorulduğunu bu yorulmaz fantezinin, çünkü sonuçta olgunlaşırsın, önceki ideallerini geride bırakırsın: Küle. kalıntıya dönüşürler, eğer başka bir hayat yoksa, onu bu kalıntılardan inşa etmek gerekecektir.Bu arada ruh hep başka bir şey diler ve ister!Ve hayalperest boş yere, külleri karıştırır gibi eski hayallerini karıştırır, o küllerde bir kıvılcım olsun bulmaya çabalar....ondaki daha önceden tatlı tatlı gelmiş, ruhu huzursuz etmiş, kanı kaynatmış, gözlerden yaşlar akıtmış ve kendisini görkemli biçimde kandırmış olan şeyi tekrar diriltmek için.

...sanki bir sakika bütün bir asır sürmeliydi ve sanki bütün yaşam durmuştu benim için...

Nastenka: Neden o siz değilsiniz? Neden o sizin gibi değil? Onu sizden daha çok seviyor olsam da o sizden daha kötü.

Nastenka:Neden en iyi insan bile sanki bir başkasından bir şeyler gizliyor ve ona karşı susuyor?...Herkes gerçekte olduğundan daha katı görünmeye çalışır, sanki herkes açıkça dışa vurursa duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır...

"Yani biz artık sonsuza dek beraberiz, öyle değil mi?"
"Ah!Nastenka! Bir bilseydin şimdi nasıl bir yalnızlık içindeyim."

Dostoyevski

25 Nisan 2021 Pazar

Rubailer


Celaleddin Rumi (1207) Belh'te doğdu.Devrin en büyük alimleriden olan babası bu şehri terk ettikten sonra...Larende'ye geldi...Selçuk Sultanı Alaeddin Keykubat'ın davetiyle Konya'ya yerleşti.

"Seninle beraber olduğum zaman sevgin beni uyutmaz.
Sensizken de hasretinle gözlerim uyku tutmaz.
Her iki gecede de ben yine uyanık kalırım.
Bu iki uykusuzluk arasındaki farkı artık sen anla!"

"Senin tuzağından gönlüm evine kaçtım.
Halbuki gönlüm tuzak oldu ve
ben gene sana tutuldum."

"Çok bilgili olan akıl, senin aşkından bihaberdir, gafildir.
Seni özleyen yürek ateşler içinde uyur.
Eğer gözsüz ve gönülsüz uyuyacak olursam şaşmayın.
Zira iki gözüm kan olmuştur, uyuyan gözlerim değil, kandır."


"Zehir içmişim, şeker bana kar eder mi?
Benim için 'Onun ayağına zincir bağlayın' diyorlar
Halbuki deli olan gönüldür, ayağıma zincir vurmak neye yarar?"

"Şarap senin kadehinden olursa mestlik iyidir.
Senin aşkının varlığı içinde öyle yok oldum ki,
Yokluk bin varlıktan yeğdir."

Mevlana

24 Nisan 2021 Cumartesi

Biraz da Film...Dead Poets Society



“We don't read and write poetry because it's cute. We read and write poetry because we are members of the human race. And the human race is filled with passion..."

"Carpe, Carpe Diem, seize the day boys, make your lives extraordinary.”

“I stand upon my desk to remind myself that we must constantly look at things in a different way.”

“You must strive to find your own voice, boys, and the longer you wait to begin, the less likely you are to find it at all.”

“... there is a great need in all of us to be accepted, but you must trust what is unique or different about yourself, even if it is odd or unpopular.”

"No, I've been calm all my life! If I don't do something, it's gonna kill me!”

“I always thought education was learning to think for yourself," Keating said...

"O Captain! My Captain"

Biraz da Müzik...Zaz - On Ira