adsense

2 Nisan 2023 Pazar

Şirket-i Hayriye'nin Boğaziçi Vapurları

 

Yandan çarklılar (alt ve üst)















  istimbot (stemboat) - 36 Mirgun(Emirgan)






uskurlu (alt ve üst)


Haskoy Tersanesi

1 Nisan 2023 Cumartesi

Homerostan Cumhuriyet'e / Tarihte Türkiye Haritaları


Piri Rein'in elinde, Kristof Kolomb'un yeni Dünya'yı gösteren haritalardan biri bulunmaktadır.Yani Piri resi Waldseemüller'den çok önce Amerika Kıtasının varlığından haberdardır.1513 yılında oluşturduğu dünya haritasında Yeni Dünya topraklarından Antilya olarak bahseder.

Ne yazık ki Piri Reis'in yaptığı dünya haritasının değerini ne  Yavuz Sultan Selim ne de Kanuni Sultan Süleyman anlayabilmiştir.

Semih Saygıner'den



"En büyük başarısı bir insanın tembelliğine karşı koymasıdır...Hayattan talebi olan insanlar harekete geçer." Semih Saygıner




27 Mart 2023 Pazartesi

İtiraflarım

Hayatım durma noktasına gelmişti.Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum...Ama yaşamıyordum, çünkü gerçekleştirmeyi mantıklı bulabileceğim hiçbir arzum yoktu....Sanki yaşayacağım kadar yaşamış, yürüyeceğim kadar yol yürümüştüm de bir uçurumun kenarına gelmiştim...

Bir insanın kim olduğunu anlayabilmesi için önce, birbirlerini anlamayan, kendisi gibi insanlardan oluşan bütün o gizemli insanlığı anlaması gerekmektedir.

Eğitimli ve bilge kişilerin ortaya koydukları akla dayalı bilgi yaşamın anlamını reddederken büyük insan kitleleri, bütün insanlık, bu anlamı akıldışı bilgiyle algılıyordu.Bu akıldışı bilgi ise inançtır, tam da benim kabul edemeyeceğim şey.Bu, Tanrıdır...

...şunu anladım ki, inancın verdiği yanıtlar her ne kadar akıldışı ve gerçek anlamından saptırılmış da olsa, bu yanıtların üstün olan bir yanı vardı.Bu yanıtların getirdiği her çözümde sonlu ile sonsuz arasındaki ilişkiye yer verilmişti.

İnanç varoluşun gücüdür.

...varoluşun ne anlama geldiğini kavrayabilmek için ilk önce yaşam anlamsız ve kötü olmamalıydı.Ancak bu şekilde onu akıl yoluyla açıklayabilirdik.

Tolstoy

4 Mart 2023 Cumartesi

Galatasaray

ilk müzayede alımım

1868-1968, mekteb-i sultan, galatasaray lisesi, 100.yıl özel

4 Şubat 2023 Cumartesi

Duygusal Çeviklik

Duygusal çeviklik düşüncelerinizi kontrol etmek veya kendinizi daha olumlu düşünmeye zorlamak değildir...gevşemekle, sakinleşmekle ve daha anlamlı bir yaşam sürmekle ilgidir.

"İnsanın Anlam Anlayışı" Viktor Emil Frankl

Günlük tutmak daha az yas tutmamı sağlamadı ama travmayı atlatmama izin verdi.Ayrıca zorlu duygulardan kaçmak yerine onlarla yüzleşmenin gücünü gösterdi...

...tüketici kültürümüz, bizi rahatsız eden şeylerin çoğunu kontrol edebileceğimizi veya düzeltebileceğimiz, bunları yapamadıklarımız da fırlatıp atmamız ya da yerine yenisin, koyma fikrini destekler...Ne yazık ki bunların hiçbiri pek bir işe yaramaz.

Rahatsız edici duygu ve düşünceleri olumsuzdan olumluya dönüştürmeye çalışmak kendini daha kötü hissetmenin neredeyse kesin yoludur.

...olumsuzluk normaldir.Bu temel bir gerçektir.

Duygusal çeviklik elde etme süreci dört temel hareket ihtiva eder:
Kendini Göstermek..merakla, istekle yüzleşmek  anlamına gelir
Araya Mesafe Koymak...zor duygularımız yaşarken onları tanımlayabilir ve tepki vermenin daha uygun yollarını bulabiliriz
Amacınız Doğrultusunda Yürümek...sizi siz yapan özünüzdeki değerler
Yola Devam Etmek
-İnce Ayar İlkesi
-Tahterevalli İlkesi...mücadele ile yeterlilik arasında mükemmel bir denge

Duygusal çevikliğin nihai hedefi, mücadele ve gelişim hissini ömür boyu canlı ve iyi tutmaktır.

Oltaya Takılmak
....sorun sadece kendimize anlattığımız şüpheli, her zaman doğru olmayan hikayelerin bizi çatışmalı bir halde bırakması değildir.Esas mesele bu hikayelerin tarif ettiği dünya ile yaşamak istediğimiz, gerçekten gelişebileceğimiz dünya arasındaki çatışmadır.

Düşüncelerinizi gerçekler olarak kabul ettiğinizde oltaya takılmış olursunuz.

Yetkili kim, düşünen mi yoksa düşünce mi?
Tekrar ediyorum, problemimizin bir kısmı sadece düşüncelerimizin işlenme biçimi bile olabilir.

"Harita, bölgenin kendisi değildir"

...fikirlere, objelere ve insanlara, hatta kendimize bile alışkanlığa bağlı, esnek olmayan tepkiler veririz.Bu kolay ve hızlı kategoriler ve onların yol açtığı çabuk kararlara genellikle sezgisel (heuristics) denir ama göz kararı sözü de aynı işi görür.

...ne yazık ki bu hızlı izlenimlerimiz yanlış olabilir.

"Hızlı ve Yavaş Düşünme" psikolog Daniel Kahneman

"Benim için zor bir soru çünkü düşünüyorum."

Sezgilerimiz...hakim olmaya başladığında...Çeviklikten yoksun kalırız

Fazla özgüven, deneyimli kişilerin bağlamsal bilgiyi görmezden gelmesine yol açar.

Belirli bir düşünmeye ya da davranma biçimine takılıp kalmış olan insanlar dünyaya olduğu gibi dikkat etmezler.Bağlam her ne olursa olsun ona karşı duyarsızdırlar.

1.Olta:Düşünceleri Suçlama
2.Olta:Maymun Zihinlilik...içimizdeki geveze
3.Olta:Eski, Bayat Fikirler
4.Olta:İnatçı Dürüstlük...Heraklitos...aynı nehirde iki kez yıkanılmaz

Nietzche..."Bir espri, bir  duygunun mezar taşı yazısıdır."

Duygularımızı öldürerek "oltadan kurtulmaya" çalıştığımızda gerçek kurban bizim kendi esenliğimizdir. - Salla Gitsin...

Kara kara düşünenin hep kendine odaklanmsı başka kimsenin ihtiyaçlarına yer bırakmaz, bu yüzden dinleyiciler sonunda ondan uzaklaşır...ve yalnız başına bırakırlar.

Duygularınızla ne kadar mücadele ederseniz o kadar derine batarsınız.

Mutluluk oltası..."gülümsemeye devam edersek" her şeyin yolunda gideceği inancıdır.

Yanak kasları ve göz çevresi(orbikularis okuli) kasları...sahici bir gülümsemede her ikiside çalışır...sahte bir mutluluk ifadesi takındığımızda gözlerimizin yanında buluna bu minik kaslar hareketsiz kalır.

Mutlu insanlar genellikle ilk bilgilere gereğinden fazla önep verip sonraki ayrıntıları görmezden gelir veya küçümserler.Bu da tipik bir şekilde " halo etkisi" oluşturur.

Olumsuz ruh halleri içindeki insanlar daha zor kandırılabilir ve daha şüphecidirler.

Gerçek mutluluk, dışsal bir neden olmaksızın sırf sevdiğiniz için ilgilendiğiniz aktiviteler aracılığıyla gelir.

Farkındalık ve kabulle tam olarak kendimizi gösterdiğimizde en kötü şeytanlar bile genellikle geri çekilirler.

Kabul, değişimin ön koşuludur

Öz duyarlılığa sahip olan insanlar amaçlarına ulaşamadıklarında ki bazen bu olur, dağılmazlar.

...anlamlı bir hayat yaşamak ve gerçekten gelişmek için sahip olunması gereken en önemli becerilerden biri, perspektifinizi genişletin...

Nasıl bir ilişki kurmak istiyorum?
Hayatımın neyle ilgili olmasını istiyorum?
Çoğu zaman kendimi nasıl hissediyorum?Nasıl durumlar kendimi capcanlı hissetmemi sağlıyor?

Hayatın belirli bir yönünde "istiyorum" u bulamıyorsanız, bu durum sırada değişimin olduğuna dair bir işaret olabilir.

Konu etkili değişim yaratmak olduğunda isteme motivasyonuyla bağlantı kurmak önemlidir.

Duygusal çeviklik, aşırı yeterlilik ile aşırı zorluk arasında dengeyi bulmayı gerektirir.Bu da tahterevalli ilkesidir.

Hayattaki tahterevalli ilkesi, al-ver dengesinin, aşina olunanın yeterlilik ve rahatlılığının, bilinmeyenin heyecan ve hatta stresinin yaratıcı gerilimi içinde var olduğu noktanın bulunması anlamına gelir.Bu optimum gelişim bölgesine çok özel bir yolla geliriz: becerilerimizin kıyısında yaşadığımızda.

...uygun miktarda stres harika bir motivasyon kaynağı olabilir.Zaman zaman rahatsızlık verici olsa da bizi ileriye götüren şey strestir...Stres, değişim ve onunla gelen öğrenme ile büyümenin doğal ve beklenen tamamlayıcısıdır.

Gelişmek yaptığınız şeyin sınırlarının ve ona dair becerinizin veya derinliğinizin artmasıdır.Sınır konusunda kendinize şunu sorun:"Son zamanlarda beni korkutan ne yaptım?En son ne zaman birşey deneyip başarısız oldum?" Eğer hatırlamıyorsanız muhtemelen fazla güvenli davranıyorsunuz demektir.

Derinliğe gelince, en son ne zaman işteki yaratıcılık gerektiren bir girişime ya da ilişkinize bütün tutkunuzu yatırdığınız ve gerçekten her şeyi açıkça ortaya koyduğunuz için kendinizi kırılgan hissettiniz?etrafınızdaki insanları gerçekten tanıyor musunuz yoksa derin ve gerçek olanı sınırlayan havadan sudan sıhbetlere mi güveniyorsunuz?

Duygusal çevikiği olan bir lider..."Bu toplantının ortak amacı ne? Toplandığımızda ekip üyelerimin ne hissetmesini istiyorum?Geri bildirimim kendi amaçlarını gerçekleştirmelerine nasıl yardımcı olabilir?" diye sorgulayabilir.

Gerçek olmak biraz çiziklerinin olmasını, hatta belki biraz hırpalanmayı gerektirir.

Kendinizi acıyla gelecek olan sevgiye ve sevgiyle gelecek olan acıya, başarısızlıkla gelecek başarıya ve başarıyla gelecek başarısızlığa açın.

30 Ocak 2023 Pazartesi

Dört Anlaşma (Toltek Bilgelik Kitabı)

Toltek, kadim spiritüel bilgileri ve uygulamaları araştırmak ve korumak için bir toplum oluşturan bilim insanları ve sanatçılardı.

Tüm zihniniz sisin ta kendisi.Toltekler buna mitote diyor.Zihniniz binlerce kişinin aynı anda konuştuğu ve kimsenin birbirinin anlamadığı bir rüya...Bu, illüzyon anlamına geliyor, kişiliğin "ben" sandığı şey.

Birinci anlaşma, kullandığınız sözcüklerde kusursuz olabilmenizdir.

Söz bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür.
Sözlerinizin arı olması çok önemlidir....Sözlerinizde günahsız olmak, sözleri kendinize karşı kullanmamaktır.Size aptal olduğunuzu söylediğimde...gerçekte kendime karşı kullanmış olurum...Kızgınlık duyup size duygusal zehir akıttığımda, bu sözü kendime karşı kullanmış olurum.
Gerçek, sözünüzde günahsız olmanız için gereken en önemli niteliktir.

"Mutsuzluk arkadaş arar." Korku ve acı toplumsal rüyanın önemli bir parçasıdır.

Sözlerinizi sevginizi paylaşmak için kullanın.

İkinci anlaşma, hiçbir şeyi kişisel algılamamaktır.

Bireysel önemlilik, ya da kişisel algılamak, bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir.

Hayır, hiçbir şeyi kişisel algılamıyorum.Sizin bakış açınız sizin dünyanızı yansıtır...Fikirleriniz daima kendinizle ilgilidir, benimle değil.

İnsanlar kendilerinin mükemmel olmadığının sizin tarafınızdan keşfedilmesinden korkuyor.Sosyal maskeden sıyrılmak acı vericidir.Birisinin söylediği ve yaptığı şey arasında fark varsa ve siz davranışa değil de söylenene kulak vermeyi seçerseniz, kendinize yalan söylemiş olursunuz.

Gerçeği kabul etmek iyileşmenin başlangıcıdır...
Birisi size sevgi ve saygıyla davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır.

Asla başkalarının davranışlarından sorumlu değilsiniz.Sadece kendi davranışlarınızdan sorumlusunuz.

Bu anlaşmaya uyduğunuzda..alay edilme ya da reddedilme korkusu olmadan istediğiniz kişiye  "seni seviyorum" diyebilirsiniz.

Üçüncü anlaşma, varsayımda bulunmamaktır.

Soru sormak daima varsayımlarda bulunmaktan iyidir. Çünkü varsayımlar yaşamınıza acıları davet eder....Hayal gücümüzün ürünü olan rüyalarımızı realite olarak tanımlama alışkanlığımız var.

Biz, kendimizle ilgili varsayımlarda da bulunuruz....Yapabileceğimiz şeyleri abartır ya da yapabileceğimizden cok daha düşük bir amaç edinmeniz, kendinize doğru soruları sormak ve yanıtını almak için zaman ayırmamanızdan kaynaklanır.

Kendinizin varsayımlarından kurtulmanın yolu soru sormaktan geçiyor.İletişimin açık olmasına özen gösterin.Anlamadığınız bir şeyi sorun...Aynı zamanda siz de ne istediğinizi söylemekten çekinmeyin.

Varsayımsız bir iletişim açık ve nettir, duygusal zehirden arınmıştır.

Dördüncü, daima yapabildiğinin en iyisini yap.

Aksiyon, hareketlilik, dolu dolu yaşamaktır.Aksiyonsuzluk, yaşamı yadsımanın bir yoludur....Çünkü canlı olmaktan ve kim olduğunuzu ifade etmek için risk almaktan korkarsınız...Kim olduğunuzu ifade etmek aksiyona geçmektir.

Yaşam sizden neyi alıyorsa, bırakın gitsin.Aktif bir teslimiyet duygusu içinde geçmişi bıraktığınızda, anda dolu dolu, canlı olmanıza izin verirsiniz.

Ayağa kalkın ve insan olun...Bedeninize saygı duyun, sevin, besleyin, temizleyin ve iyileştirin.Egzersiz yapın ve bedeninizin kendisini iyi hissetmesini sağlayın.

Dikkatinizi geleceğe değil, bugune yöneltin.Anda yaşayın.

Gerçek siz, hiç büyümemiş olan içinizdeki o küçücük çocuktur.Bazen içinizdeki çocuk dışarıya çıkar.O anlarda kendinizi mutlu hissedersiniz...Biz hala çocuğuz ama özgürlüğümüzü yitirmiş bir çocuğuz.

Toltek olmak bir yaşam yoludur.

Affetmek, iyileşmenin tek yoludur.Affetmeyi seçmek kendimize şefkat duymak demektir.

Gerçek, neşter gibidir.Gerçek acı veriri çünkü yalan iltihabıyla kaplı bütün yaraları açar ve temizler.Yaraları neşterin geçici acısına katlanarak iyileştirebiliriz.

Beni mutlu eden sevgi, sizinle paylaşabildiğim sevgidir.Sizi sevdiğimi niye yadsıyayım ki? Sizin, sevgime karşılık verip vermemeniz önemli değildir....Beni şu anda mutlu eden şey, size "seni seviyorum" diyebilmektir.

İfade edilen sevgi, sadece mutluluk üretir...Sevgiyle yaşadığınızda zihninizdeki sis yok olur.