24 mart 1874'te çıkarılmış olan bu nizamnamede bir kazının tüm esasları yer almaktaydı ve izinli bir kazıda ele geçirilen buluntuların nasıl bölüşülmesi gerektiği 3 madde ile açıklanmaktaydı:Buna göre bulunan eserlerin üçte biri devlete, üçte biri bulan kişiye, üçte biri ise eserin bulunduğu arazinin sahibine aittdir.Osmanlı Devletinde 1869 yılına kadar antik eserler hakkında bir kanun bulunmadığından, İslami kurallara göre hareket ediliyordu....Asar-ı Atika Nizamnamesi..1874 yılında daha kapsamlı bir hale getirilerek, buluntuları kapsayan ilk kanun olarak yürürlüğe girdi.
Humann, 1878 yılında frize ait ilk levhaların bulunmasının ardından...Görüşmeler sonucunda, Sadrazam Saffet Paşa'nın bizzat Humann'a gönderdiği bir tezkereye dayanarak buluntuların üçte ikisi Alman kazıcılara kaldı ve yurtdışına çıkarılmalarına izin verildi.
Buluntuların paylaşılması konusunda pazarlıklar daha sonra da devam edildi.1879 yılında ise Türk yönetimi 20.000 Mark karşılığında diğer üçte birini de Berlin Müzerleri'ne sattı.Sultan'ın iradesi ile o güne kadar ele geçirilen tüm buluntular yurtdışına çıkarılabildi.
Not: Dönemin padişahı-> II. Abdülhamid
....andezit kayalar
...avlulu ev tipleri


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder