adsense

28 Haziran 2017 Çarşamba

Acele Etme Çabuk Ol

Bir ortaçağ toplumu olmaktan kurtuluşumuz da garipliklerden birisidir.Cumhuriyetimizin ilk 15 yılındaki toplumsal değişimimiz, benzerine benim dünyadan başka örnek bilmediğim bir füze yükselişidir.
Çok kısa hatırlatıyım.
Yüzyıllarca hurafelerle beyni çürütülen toplum, Milli Mücadele ve Cumhuriyetle uyandırılmıştır.

Bir erkek...,ille de fes giyiyorsa, bu sadece görünüşteki bir değişiklik isteğinden doğmaz, bu kafanın dışından değil, içinden doğan bir gösteri hırsıdır.

Yalnız okul ve meslek bilgileriyle yetinecek bir insanın ileri toplumların nereye vardığını anlaması mutlaka olanak dışındadır.

"okumuş bir aptal, okumamış bir aptaldan daha büyük bir aptaldır"

Bütün şehirlerin ve ülkelerin kendi tarihlerine karışmış olan ünlü olay ve kişileri, mutlaka kullanmaları doğru olur.

Her deli filozoftur, her filozof deli değildir

Bayram etmek, bezdirerek akan ömür günlerinden kurtuluş çaresi aramaktır.Ruhlarımızı kurtarmak için fırsattır.

Kral Mausolos , Mausoleum, Atatürk Mozolesi

1956-57 İmar hareketi adı verilen tahribatla öylesine tahrip edilir ki, tarihteki İstanbul'un karakteri bombalanır.

İstanbul'un bu ağır yükünden kurtulmasına çare bulunamaz...Hele adına, demokrasi adını taktıkları halk dalkavukluğu yönetim biçimlerinden kurtulmadıkça.

Şehir denen kuruşun bir uygarlık düzeni olduğu,isterse bahçe duvarı olsun, her yapının tüm toplumun çehresi ve kaderi olduğu, herkese anlatılmalıdır.

Nüfusu son 60 yılda 1 milyondan 20 milyona çıkmış olan İstanbul, mahşerleşmesini bu hızda sürdürürse, gerçekten "mahşer" olacak

yaşadığım yuvam olan İstanbul, demokrasi zamparalarının eline düşmüş aile kızı değil mi?

"Para ile iman kimdedir belli olmaz"

"Eğer pencereden atlayan bir banlacı görürseniz, hemen arkasından siz de atlayın!...Voltaire

"Dört bucağa yayılmış kötü kişiler / Yalınayak başı kabak bir takım adamlar /Duygulu insanlar hıçkırırken / Umursamazların kılı kıpırdamıyor / Bir zamanlar kendisine tabut alamayanlar / Türbe sahibi oluverdi."
Eski Uygarlıklar Şirleri (4000 yıl önce )

"Zehiri miktar doğurur. "(Dosis facut venenum)

Ser = baş

Sarhoş= Başı hoş demektir, kibar ve ince bir övgüdür

Günlük gazetelere sabah sabah bir göz atıp da hala çıldırmamış kişi bulunuyorsa eğer, bunlara hala iş veriliyorsa , toplumlara ihanet ediliyor demektir.Hele hala bu kişiye hak kullandırma palavrasına kanılıyorsa eğer, insanlık arkasından hançerleniyor demektir.

"Vicdansızlık, vicdanın yok oluşu nedeniyle yapılmaz.Aksine: Vicdan hükmüne sırt çevirerek yapılır." Kant

Sanat merceği gerçeği değiştirir

Sanatın kutsal borcu "düşündürmektir"

"İlim ilim bimektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır.
Yunus Emre

"Sarhoşluk kusurları yok iken yaratmaz, var olan kusurları meydana çıkarır" Seneca

Politikacı takımları arasına girmek çok kolaydır....Giriş sınavları bu denli beleş olan başka herhangi bir görev, makam yoktur.

17 Haziran 2017 Cumartesi

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Sen, bir anlamda ikili kişiliği olan bir insandın, hem sıcakkanlı,hayatı hafife alan, hem de aynı zamanda sanatında acımasız bir ciddiyet sergileyen, görev bilinci taşıyan, son derece okumuş ve bilgili bir adamdın.

Sadece yalnızlık çeken çocuklar tutkularını bütünüyle,dağılmaksızın koruyabilirler.

İnsanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç birşey yoktur.

Sen, yani bedenimle ait olduğum tek insan olan sen, beni sevmiyordun, o yüzden bedenime ne olacağı artık umurumda değildi.

...gördüm ki, tutkun bir sevgili ile para karşılığı satın alınabilen bir kadın arasında ayrım yapmıyor ve sen kendi tutkuna hiç düşünmeksizin adayabiliyorsun

Sen: "Ama yolculuklardan geri dönülür"
Ben"Evet, geri dönülür ama o zaman zaten artık unutulmuştur"

14 Haziran 2017 Çarşamba

İkna Dehası

altı farklı müzakere yöntemi...
İlki sakin olmak
İkinci olarak,birkaç saniye bile olsa hazırlık yapın ve zihninizi toplayın
Üçüncüsü karar merciini bulun
Dördüncüsü kimin haklı olduğu değil, amacınıza yoğunlaşın
Beşincisi, insanlarla iletişim kurun
Ve son olarak, onlara değer verin

Uzman olmayan kişi bir tarlaya baktığında düz bir zemin görür.Aynı yere bakan uzman zirveleri ve vadileri görebilir.

1-En önemli şey amaçlardır
2-Her şey karşınızdaki kişide bitiyor
3-Duygusal yatırımlar yapın
4-Her durum birbirinden farklıdır
5-Kademeli artış en iyisidir
6-Farklı oranda değer verdiğiniz şeyleri takas edin
7-Karşınızdaki kişinin standartlarını belirleyin
8-Manipulatif olmayın.Şeffaf ve yapıcı olun.
9-Her zaman iletişim kurun, malum olanı ifade edin ve vizyonunuzun çerçevelerini belirleyin
10-Gerçek sorunu bulun ve bu sorundan bir fırsat çıkarın
11-Farklılıkları kucaklayın
12-Hazırlanın - bir liste hazırlayın ve alıştırmalar yapın

Görünmezlik

  • Neler oluyor?
  • ortak düşman yönetimi
1-Amaçlar: 
  • Müzakarelerin en önemli unsurudur.
  • Sizi amacınıza ulaştırmayacak ilişkilere girmeyin
  • Yapmanız gereken ilk şey daha yola çıkarken hedefinizin ne olduğuna karar vermek ve yol boyunca bunu kendinize hatırlatmaktır.
  • Bir toplantıya katılmadan önce "Şu an sahip olmadığınız ve toplantının sonunda elde etmek istediğiniz şey nedir?" sorusu
  • Kendi hedeflerinizi düşündüğünüz kadar, diğer insanların hedeflerini de hesaba katmanız gerekir.Yoksa size destekleri azalacaktır.
2-Siz - Davranışlarınız, Güvenilirliğiniz, Şeffaflığınız
  • Eğer sık sık zıtlaşan biriyseniz, mümkün olanın sadece %25'ini elde edebileceğinizi bilin.
  • İnsanlarla etkileşiminizde sahip olacağınız en değerli varlık güvenilirliğinizdir.
  • Şeffaflık, bir şeyleri açık etmeniz gerektiği anlamına gelmez.Amacınıza ulaşabilmenizi sağlayacak kadarını açık etmeniz ve karşı tarafı rahat hissettirmeniz anlamına gelir.

9 Haziran 2017 Cuma

Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim

Sonra bir gün Allah'ın varlığını, yokluğunu değil de, dindar adamın Tanrıdan mükafat beklediği için, cennete girmek için, ölümsüz bir hayata kavuşmak için sevap işlediğini ve cezadan, cehennemden korktuğu için günahtan kaçındığını düşündüm.Dindar adamın bu hürriyetsizliği, bu bencilliği,hiç dindar olmamışım gibi şaşırttı beni.Ahmet o gün bu gündür bütün işlerinin mükafat kaygısıyla ceza korkusunun dışında yapmaya başladı.

...Beni geldiğim yere Anadolu getirdi.Kıyısından şöyle üstünkörü seyrettiğim Anadolu.Yüreğim getirdi beni geldiğim yere...

Haksızlığa,zulme,ölüme karşı yüzde kaçı savaşıyor insanların?Biz savaşıyoruz işte.İhtilaller yapan,barikatlar kuran yığınlar savaşıyor.

Sevmenin normalle,anormalle ilgisi var mı?

Ben çok güzel bir şey seyrediyorsam tiyatroda, daha ne kadar sürecek piyes diye aklıma getirmem.Hiç bitmeyecekmiş gibi seyrederim oyunu.

Yan yana yürüyoruz.Üçümüz yan yana yürüyoruz:Ben, Anuşka, bir de ayrılık.

Yaşamak güzel şey be kardeşim.

Konuklarım kocalmamış.Onları son görüşümde kaç yaşındaysalar o yaştalar, am ben altmışımın içindeyim.Beş yıl daha yaşayabilsem...

Nazım Hikmet

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Atatürk ve Demokratik Türkiye

Gazilik, XI. yüzyıldan beri Türkler için en kutlu unvandır.

Türk devriminin en derin etki yarattığı ülke, Hindistandır.

İslam devletleri arasında Mustafa Kemal'in emparyalizme karşı mücadelesini heyecanla izleyen ilk Müslüman devleti Afganistandır....İran'da olduğu gibi Afganistanda'da, Atatürk çizgisinde modern bir devlet yaratma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Bu ülkelerin başarısızlığı, çağdaşlaşma doğrultusunda Osmanlı Türkiyesi gibi uzun bir geçmişi ve deneyiminin olmaması, fikri bir aydınlanma süreci geçirmemesi ve toplumda kabile geleneğinin güçlü olmasından ileri gelmiştir.

...Atatürk devrimlerini sistemsel bir biçimde halk egemenliğine dayanarak, halk için gerçekleştirdiği imajını verdiği halde, Afganistan ve İran'da reform, kişisel patrimonyal bir egemenliğin eseri olarak gündeme gelmiştir.

Garpçılara göre, bize kadar gelen İslamiyet, modern uygarlığa ayak uyduramaz.Yeni bir ahlak İslamiyetin yerini alacaktır...İslamiyet'te de köklü bir reform gereklidir.

Atatürk, pozitif bilim düşüncesinin, Türk insanının sosyal ilişkilerinde, toplum ve kainat anlayışında kılavuz olmasını, gelenek yerine aklın almasını özlüyordu.Bu Türk insanının zihninde halife-sultan egemenliği yerine, millet egemenliğini yerleştirmek ne kadar güç, belki ondan da güç bir sorundu.Çünkü islam dini, sosyal ilişkiler ve yaşam tarzı söz konusu olduğunda öbür dinlerden, özellikle Hristiyanlıktan çok farklıdır.

Mustafa Kemal'e göre İslam dini, herşeyden önce akla, mantığa dayanan tabii bir dindir.Onun içindir ki, insanlık için son din olmuştur.Ona göre gerçek islamiyet, dine sonradan bulaşmış batıl inançlardan, hurafelerden arınmalıdır...Din ve ibadet kişinin bir vicdan işidir.

Velidedeoğluna göre "İleriye, daima ileriye, aydınlığa ve refaha doğru götürmek Atatürkçülüğün özüdür."

"Gençler, yıkıcı devrimci hareketlere değil, demokrasi ortamında halka inmeli, sorunları öğrenmelive demokratik yollarla bu sorunların çözümünü aramalıdır." B. Ecevit

Müslüman halk, hükümdarla dirsek dirseğe oturduğu, İslam'ın getirdiği eşitliği yaşamında görüp hissettiği içindir ki, daha çok Müslüman'dır.İslamcı politikacıların halk psikolojisini iyi anladıklarını, bunun için demokrasi kahramanı olarak ortaya çıktıklarını, yazık ki, öbür politikacılar anlayamamaktadır....Ecevit'e göre fırsatçılar, halkın yoksulluğunu devrimlere affederler ve devrimlerin karşısına çıkarlar.Halk devrimlere ilgisizdir, çünkü hala altyapı reformları yapılmamıştır.

Esas sorun işsizlik, topraksızlıktır, sosyal adaletin, gelir dağılımını henüz gerçekleştirilememesidir.Ecevit sorunun altyapı reformlarıyla çözüleceğine inanmaktadır.

Türk tarihinin en büyük sorunu, Avrupa ile boy ölçüşme kompleksidir.Önce sorunu, onu alt etmekle yanıtlamış, bunu başaramadığı zaman da onunla bütünleşmekte aramıştır.Atatürkçülük, 150 yıllık bir tarihi gelişimin son ve radikal bir ifadesi olarak yorumlanabilir.

Mustafa Kemal, daha 1921'de böyle bir hukuk devrimini öngörmüştü. "...Bizim milletimiz ve hükümetimiz adalet ve fikir ve zihniyeti bakımından hiçbir uygar kavimden aşağı değildir....

İsviçre Medeni Kanunu'nu Meclis'e sunan gerekçede "Dinlerin sadece bir vicdan işi olarak kalması, çağdaş medeniyetin esaslarındandır" deniyordu.Kanun TBMM tarafından onaylanarak 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girdi.

"Dünya'da herşey için , maddiyat için, maneviyat için muvakkakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde bir mürşid aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.Memleketler muhteliftir, fakat medeniyet birdir ve bir milletin terakkisi için de bu yegane medeniyete iştirak etmesi lazımdır." M. Kemal Ataturk

...Özgürlük, özgürlüğü ortadan kaldırmak için kullanılamaz.Ama tarih gösteriyor ki, birçok dikta rejimleri, başlangıçta halk oyu ile iktidara gelmişlerdir. Milli Egemenlik, milli ve laik olmak zorundadır.Nasıl ki demokrasi sadece oy çoğunluğu demek değildir, Fransız devriminden beri demokrasi, aynı zamanda belli dünyevi bir hayat ve toplum felsefesinin ifadesi olarak gelişmiştir.

Etnik menşei'ni deşmek isteyenlere karşı Ziya'nın cevabı açıktır. "Atalarım Türk olmayan bir bölgeden gelmiş olsa bile, kendimi Türk sayarım; çünkü bir adamın milliyetini tayin eden ırkı menşei değil, terbiye ve duygularıdır."

Türk devletlerini zayıflatan, parçalanmaya götüren en önemli faktörlerden biri Türkler arasında bir saltanat veraset kanununun mevcut olmaması, egemenliğin yalnız Tanrı tarafından verildiği inancıdır....Bu inanç, hakanın unvanında: "Tengride Kut bulmuş" formulüyle ifadesini bulmuştur.Burada "kut" talih, kader Tanrı'nın lütfu anlamlarını taşır.

Doğu Avrupa'da bulunan Kıpçak Türkleri, Tatar diye adlandırıldı.

Eğer Türkiye, kendi kimliğini ve milli kültürünü geliştirerek modern dünyada bağımsız bir milli devlet olarak ortaya çıktıysa, bu başlıca eğitim, gazete ve bu bürokratik kuşak içinde sivrilen aydın liderlerin çabaları sayesinde olmuştur.

Atatürk hiçbir zaman dini bir reformcu olmaya özenmediği halde, gerçekte İslamiyette ileriye dönük derin bir devrim yapmıştır.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Alex Ferguson Hayat Hikayem


"Uzun bir süre görev yapmamım temelinde Bobby Charlton ve Martin Edwards'ı tanımam yatıyor.Bana verdikleri en büyük armağan, bir futbol takımından ziyade bir futbol kulubu yaratmam için bana verdikleri süreydi."

"İskoçlar çoğunlukla asık yüzlü olmalarıyla ünlüdür ki bunun sebebi güçlü bir iradeye sahip olmalarıdır."

"Genç insanlara sorumluluk duygusu aşılamak gerek.Enerji ve yeteneklerine bu duyguyu da katabilirlerse ödül olarak onları büyük bir kariyer bekleyecektir."

"İnsan kendi hakkını kendisi savunmak zorundadır.Bunun başka yolu yoktur."

"Maçlar oynanırken kendi takımımı teşvik etmek için değil, karşı takımı korkutmak amacıyla saatime birkaç kez vururdum."

"Kolay transferlerden hiç hoşlanmam.Bir oyuncuyu alabilmek için mücadele etmekten hoşlanırım, zira onu takıma katmak için verilen savaş sizin için değerli birşey elde ettiğiniz anlamına gelir."

"İnsan karakterini soyunma odasında bırakamaz, o da oyuncuyla beraber tünelden sahaya çıkar."

"Eric Cantona'dan sonra Manchester United taraftarları üzerinde en büyük yankıyı yaratan isim Ronaldo'ydu.Cantona'nın ulaştığı ilahlık mertebesine asla yükselemezdi çünkü Eric'in müthiş güçlü bir karizması vardı ama o da yeteneğini hemen ortaya koymuştu."

"Bir teknik direktör olarak her zaman su götürmez gerçeklere, kesin kanaate dayalı cabuk kararlar verdiğimde cok iyi sonuçlar aldığıma inandım."

"İşimin en önemli unsuru hakimiyettir.Hakimiyetini tehdit etmeye başladıkları anda onlardan kurtulman gerekir."

2010 sonbaharında emekli olup olmayacağım sorulduğunda içgüdüsel olara şöyle dedim :"Emeklilik genç insanların göredir çünkü yapabilecekleri başka şeyler vardır." 70 yaşında yapacak bir işi olmayan bir insanda sistem çabucak çöker.

...başarının sırrını aramaya gerek yok, temelinde tutumluluk yatar.

"Maçı kaybetmedik, sadece zaman yetmedi" Lombardi

"Yenilgiyi kabullendiğimiz öyle anlarda ondan sonra izleyeceğimiz yol konusunda içimde bir ışık doğardı.Hep şöyle hissederdim:Bu durumdan hoşlanmıyorum ama bu zorluğa karşı koymamız şart.Bir kademe üste çıkmamız lazım."

"Sahanın son üçte birlik kısmında farkı belirleyen şey nedir?Karar verme becerisi.Biz oyunculara hep bunu aşılamaya çalıştık.Şayet tekrar antrenörlüğe başlasaydım, her oyuncuyu konsantre olma becerisi kazanması için satranç öğrenmeye mecbur ederdim.Satrancı yeni öğrendiğiniz sırada bir oyunu belki 3-4 saatte bitirirsiniz.Fakat ustalaşıp hamle başına otuz saniyelik maçlar oynamaya başladığınızda zirveye ulaşırsınız.Baskı altında hızlı kararlar verirsiniz.Futbol da bundan ibarettir."

"Asla pes etmek yok - bu büyük bir inanç ve felsefedir.Ben hiç pes etmezdim."

"Bazı insanlar tatile çıktığı zaman sadece Glasgow sahilinden kırk kilometre uzaktaki Saltcoats'a gitmek ister.Bazıları onu bile yapmak istemez.Evde oturmaktan veya parktaki kuşları, ördekleri seyretmekten mutluluk duyarlar.Bazılarıysa aya gitmek ister.Her şey insanların tutkusuna bağlıdır."


1 Nisan 2017 Cumartesi

Karamazov Kardeşler

"Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur." (İncil, Yuhanna'dan)

Cennet dedikleri şey varsa bile, kendini bilen bir adam için senin o cennetine gitmek yakışık almaz.

Kimi zaman insanda hayvanca bir zalimlik olduğundan dem vurulur, ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu.Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz, böylesine ustalıklı, sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece.

Alyoşa merakla, bunları ne diye söylüyorsun ağabey?
Ivan:
-Düşünüyorum da, şeytan yoksa, o zaman onu insan icat etmiştir; hem de kendi benzeri olarak inşa etmiştir.
-Tıpkı Tanrı gibi, değil mi?

İnsanların içinde taşıdıkları kendi günahlarından başka herkes ve herşey için de sorumlu oldukları inancınız doğrudur.

Zaten kurtuluş, kurtarıcının ölümünden sonra gelir.İnsanlar peygamberleri kabul etmez, onları öldürür, ama acı çekerek ölenleri severler, yok ettiklerini kutsallaştırırlar.Sen de toplum için çalışıyorsun, yaptıkların yarın içindir.Hiçbir zaman ödül arama.Bu dünyada en büyük ödülü almışsın zaten:Yalnız doğru insanlara nasip olan manevi sevinç...

Bence cehennem, sevememekten doğan acıdır.

"Yalnız yaşamak değil, alçakça ölmek de mümkün değil...Hayır baylar, ölüm bile şerefli olmalı!"

...Gerçekle yaşmaktansa hayal kurmalı.Hayal içinizi açar.Gerçek hayat sıkıcıdır.

"Çünkü hepimiz birbirimize karşı suçluyuz...Nasıl olsa birisinin hepsi adına gitmesi gerekiyor ya.Babamı öldürmedim ama gitmeliyim.Kabullendim!"

"...Öte yandan vicdan sorunu; bu, acı çekmekten kaçtığım anlamına gelir...İyi, hoş, ama yeraltı kasidemizi nerede okuyacağız? Neymiş sanki Amerika, Amerikada boş şey."

Eleştiri bölümü olmayan dergi, dergi değil ki.Eleştiri olmadı mı, yalnız övgü olur.Fakat hayatta sadece övgü yetmez.Onların şüphe potasından geçmesi, olgunlaşması ve buna benzer şeyler gerekli.

"...hayat aslında acı demektir.Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi."

"...Ama bunların yanı başında sanığın ruhuna başkaldıran, zihnini çekiçleyen, kalbine zehir akıtan birşey daha var, bu onun vidanı sayın juri üyeleri, çektirdiği korkunç azaplar.Fakat tabanca herşeyi paklayacak, tabanca tek çıkar yol, başkası da yok!Ama bilmem ki Karamazov, orada ne olacağını hiç aklına getiriyor muydu?Hem Karamazov'Un böyle Hamlet'çe orada ne olacağını düşünmesi mümkün mü?Hayır, sayın juri üyeleri, başkalarında Hamlet'ler, bizde henüz Karamazov'lar var, o kadar!"

"İnsan parayla her yerde insandır."

"Merhamet, iyilik duygusu, ancak temiz bir vicdanın ürünleri olabilir."

"Kudret ne kadar büyükse, bunun kullanılması o derecede sorumluluk yükler."

"Sadece hayat veren değil değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir."

"Sanığa en acı, en korkunç cezayı vererek ruhunu sonsuzluğa kazandırmak ister misiniz? Merhametinizle ezin onu."

"Bir suçsuzu cezalandırmaktansa on suçluyu affetmek daha iyi"

"Öyleyse gerçek uğruna kahraman olmuş Dmitri Karamazov.
...Evet, keşke bir gün ben de kendimi gerçek uğruna feda edebilsem!"

Dostoyevski