adsense

18 Şubat 2016 Perşembe

TED - Hikaye anlatma sanatında ustalaşın

How to Cool Down a Heated Negotiation

Many people fear that no matter how they prepare, their negotiation will spiral into an unproductive debate or a shouting match. Even if you’re approaching the negotiation with a collaborative, joint problem-solving mindset, it’s possible that things will get heated. You know when it’s happening: Perhaps you feel yourself getting emotional. You sense that your blood pressure is rising, that you’re becoming angry or anxious. Maybe your counterpart is doing the same. The volume might be getting louder, or one or both of you have started to yell.

Whatever the reason the conversation has turned combative, here are a few ways to defuse the situation:
  1. Focus on your physical reaction. Breathe deeply rather than tensing up and holding your breath. Ground yourself by putting your hands on the table or your feet on the floor. The physical motions you make will influence how your mind reacts. If you start wringing your hands, you’re signaling to your mind that there is something to worry about. On the other hand, if you move slowly and deliberately, you send a message to your brain to remain calm.
  2. Listen to what your counterpart is saying. Let him vent. Some people need to boil over as a kind of release. After yelling or banging the table, they might calm down by themselves. Don’t always feel you need to respond to the outburst. If you can, let it go and move on to a more productive way of interacting.
  3. Show you’ve heard him. Calmly paraphrase what you heard. Acknowledging the reason that your counterpart got upset can often help turn things around. Sometimes people just want to be heard.
  4. Show some empathy. If he’s mad because of something that doesn’t have anything to do with you, acknowledge that it seems like a tough situation. Maybe even frame the issue as a joint problem on which you two can work together.
  5. Find out more. If you’re the cause for his frustration, dig in and find out what’s happening. Try to understand what you did and how the two of you might be seeing things differently.
  6. Take a break. If you’re the one who’s getting angry or emotional, consider taking a break. Go for a walk around the building. Ask someone on your team to help you talk it through. Some deep breathing, or even a little meditation, can help you reground yourself.

14 Şubat 2016 Pazar

Macbeth

23 Nisan 1564'te Stratford-Upon-Avon'da doğmuştur Shakespeare.

Tiyatrodaki tüm oyuncular erkekti; kadın rolleri kadrodaki en genç aktörler tarafından canlandırılırdı.İzleyicilerin gerçeklikle ilgili bu ve buna benzer sorunları düşgüçlerinin yardımıyla aştıkları anlaşılıyor.

İnsanın içinden geçenler yüzünden okunabilseydi!
Nerde!Öyle bir sanatımız yok.
Bu beye nasıl güveniyordum,
Ne kuşkusuz bir güvenle.

Yıldızlar kapayın gözlerinizi!Hiçbir ışık sızmasın
İçimdeki derin,karanlık isteklere.
Göz görmesin elin ne yaptığını:
Yine de olsun ama, olsun bu iş,
Gözün bakamayacağı kadar korkunç da olsa.


Dünyayı aldatmak isteyen dünyanın rengine büyünecek.
Bakışın,ellerin, dillerin gülsün;
Yüzünden lekesiz bir çiçek ol,
İçinden zehirli bir yılan.

Yeter,sus artık!Bir insana yaraşan
Her şeyi yapmaya varım.Ondan ötesini yaptım mı,
İnsan olmaktan çıkarım.

Kendini boşuna harcamış olur insan,
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.

Tacımız tahtımız gereği dalkavuk olacağız,
Yüzümüzü bir maske gibi takacağız yüreğimize,
İçindekini görmesinler diye.

Ama unutma ki bu aşağılık dünyadasın:
Çoğu zaman kötülüğü baş tacı edip,
İyiliği çılgınlık sayan dünyada.
Ne diye güvenirsin öyleyse bu kadınca söze?

Kulaklarınız sakın küsmesin dilime,
Duyabilecekleri en acı sözleri söyledi diye.

Kulağımıza soktukları umudu
Söküp alıyorlar yüreğimizden.
Dövüşmeyeceğim seninle.

-------William Shakespeare


26 Ocak 2016 Salı

İnsan belgeseli - Human

'...We invented a mountain of superfluous needs.Yıu have to keep buying, throwing away...It is our lives we are squandering.When I was buying something, or when you buy it, we are not buying with money.We are paying with the time from our lives we had to spend to earn that money. The difference is that you cant buy life.Life just goes by. And it is terrible to waste your life losing your freedom.'

The president of Uruguay, José Mujica





10 Ocak 2016 Pazar

Biraz da müzik - Kimse Bilmez(Mehmet Güreli)


Eski Roma

'Demek ki güç ve açgözlülük ortalığı kapladı; her şeye bulaştı, her şeyi talan etti,kutsal ve saygıdeğer hiçbirşey tanımadı; ta ki (Romalılar) kendi kendilerini yıkana dek.'
Sallust, Jugurtha ile savaş

MÖ 753 ile 510 yılları arasında Roma'yı krallar yönetiyordu ve son 3 kral Etrüsk'tü.Söylenceye göre ilk kral Romulus'tu.Romulus ve ikiz kardeşi Remus, savaş tanrısı Mars'ın oğullarıdır.Onları kıskanan büyük amcaları tarafından Latium'un ıssız topraklarına sürülürler.Burada vahşi yaşamın imgesi olan bir dişi kurt onları ölümden kurtarır ve emzirir.Daha sonra kardeşler çobanlar tarafından bakılıp büyütürler.Bu koşullar ikizlerin güçlü ama acımasız olmasına yol açar.Yetişkinliğe erişince kardeşler kenti hangisinin kuracağı konusunda kavgaya tutuşurlar.Bu kavga sırasında Romulus Remus'u öldürür ve ilk kral olur.

Senato(aristokrat ve zengin politik seçkinlerin sesi), diğer tarafta Roma halkı.Gücü aristokratlar ile halk arasında paylaştıran bir sistem.Bu kavram, Roma askerlerinin taşıdığı sancaklar üzerindeki arma olan  'SPQR'(Senatus Populusque Romanus, Roma Halkının Senatosu) kısaltmasını biçimlendirmişti.

Tüm bu savaşları kazanmak için tek bir şey gerekiyordu.Roma'ya bağlılık.Bu bağlılık, Roma'nın İtalya'nın sınırlarını aşan bir imparatorluk kurmasını sağlayan en büyük zenginliği oldu.

Roma cumhuriyetinde politik bir kariyerin temel unsuru her zaman saygınlıktı.Bu, zirveye ulaşmanın tek yoluydu.Aristokrat aileler bu saygınlığa yüzyıllar içinde ulaşmışlar, çocuklarının da asil babalarının düzeyine ulaşmaları için tutkuyla uğraşmışlardı.

MÖ 46'da, öldürülmesinden 2 yıl önce, Jül Sezar Roma Cumhuriyeti tarafından olağanüstü unvanlarla onurlandırıldı.Roma halkını özgürlüğe kavuşturan adam,iç savaşta binlerce kişinin ölmesinden de kısmen sorumluydu.Halkın savunucu Sezar, sonunda bir otokrata dönüşmüş, nerdeyse Tanrı gibi tapınılacak bir duruma gelmişti.

Cicero: 'Görüyor musunuz, devlet nasıl da zeki, uyanık ve hazırlıklı bir adamın eline geçti?Kesinlikle inanıyorum ki eğer o kimseyi öldürmez ve mallarına dokunmaz ise ondan en fazla korkanlar onun en büyük hayranı olucaklardır.Kent içinde ve dışında insanlar benimle konuşuyor.Onların tek derdi sahip oldukları araziler, küçük çiftlikler ve yatırımlar.Bakın şimdi işler nasıl tersine döndü.Artık güvendikleri kişiden korkuyor ve korktukları kişiyi seviyorlar.'

...Capitolinus Tepes,'ne çıktılar ve oradan halka 'özgürlük geri geldi' diye haykırdılar.Sezar'ın kanlar içinde cansı bedeni tek başına, yaptırdığı senato binasının önündeydi.

Augustus Roma'yı tuğladan yapılmış bir kent halinde bulduğunu ve burasını mermer bir kente dönüştürdüğünü söyleyerek övünüyordu...Barış Sunağı, Pantheon, kentin ilk taş amfiteatrı ve yeni Apollon Tapınağı, öte yandan belki de en büyük başarısı yeni Augustus Forumudur.

Cicero MÖ 66'da 'Yönetimde görevlendirdiğimiz kişilerin utanmazca ve ahlaksızca davranışlarından dolayı yabancı yabancı ulusların bizden ne kadar nefret ettiğini kelimelerle anlatmak olanaksız.'

Yahudiye'nin ganimetleri Colosseum'un yapımına harcandı.Kısmen Yahudi esirlerinin satışından elde edilen para ile yapı Vespasian'ın ölümünden sonra MS 80'de Titus tarafından tamamlandı.Günümüzde Roma yönetiminin en önemli sembolu olarak ayakta durmaktadır.

Hadrian gençliğinde Atina'da eğitim almış ve kendisine 'Küçük Yunanlı' lakabı takılmıştı.Desteklediği en büyük eser, imparator Augustus döneminde Agrippa tarafından yapılmış olan Roma'daki Pantheon'un yeni baştan inşası oldu.Yalnız tek tanrıya değil ROma imparatorluğunun tüm tanrılarına adanmış bir tapınak fikri tamamen Roma'nın üstünlüğünün simgesiydi.

Romalılar Latince ve Yunanca konuşuyor, dışındaki barbarlar ise bar-bar-bar dilini kullanıyordu.(Yunanlılar uzun sure kendi uygarlıkları dışında yaşayanlara, anlaşılması zor sesler çıkardıkları için bu adı vermiş ve bu yakıştırma Romalılar tarafından da benimsenmişti.)

Bu değişimi başlatan kişi ilk Hristiyan imparator Konstantin oldu.Onun Hristiyanlığı destekleme kararı Roma tarihinin, hatta dünya tarihinin belki de en önemli dönüm noktasıdır.

Bugun 'Bazilika' kelimesi dini bir bina için kullanılmaktadır ama Konstantin döneminde Romalılarca bir mahkeme salonu,pazar yeri ya da kamuya açık bir toplantı salonu olarak kullanılan laik, resmi yapı niteliğindeydi.Bu devlet yapısı kilise kimliğine bürünerek gelecekteki hristiyan kliselerine örnek oluşturdu.

Konstantin 'Yeni Roma' adını verdiği kentin temelini attı.Konstantin'in niyeti yepyeni bir Hristiyan imparatorluk kurmak idiyse, bunun temeli nerede atılabilirdi? Böylece 330'da Konstantinopolis doğmuş oldu.

'Otlar ne kadar sık olursa o kadar kolay biçilir.'

376'da batının çöküşüne yol açan ilk patlamayı ateşleyen, Roma'nın kuzey sınırlarına ilk kez saldıran halktan,yani Hunlardan geliyordu. Adı Atilla idi.